Defne yaprak yağı

Defne yaprak yağı

Share

Garlife şifa evi . Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.

Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.

Doğayı Dinle Etkinliği Toroslar’da Yoğun İlgi Gördü: Şifa, Kültür ve Doğa Buluştu 31/05/2026

https://www.dogayidinle.com/cevre-ve-iklim/dogayi-dinle-etkinligi-toroslarda-yogun-ilgi-gordu-sifa-kultur-ve-doga-bulustu/6742

Doğayı Dinle Etkinliği Toroslar’da Yoğun İlgi Gördü: Şifa, Kültür ve Doğa Buluştu Kahramanmaraş’ta düzenlenen “Doğayı Dinle – Toros Dağları Şifa Yolculuğu” etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toros Dağları’nın doğal zenginliklerini tanıtmak ve doğa sevgisini artırmak amacıyla düzenlenen programda endemik bitkiler, kültürel dinletiler ve ...

Photos from Defne yaprak yağı's post 07/05/2026

Anneler Gününde en özel çalışmamın ilk hak edeni annem olacak…

81 yaşındaki annemin cildinde, uzun emekler ve doğal çalışmalar sonucunda hazırladığım ruşeyim yağı ve mersin yaprağı yağı özel formülünü kullandık.Ortaya çıkan sonuç; daha canlı, daha parlak ve daha pürüzsüz bir cilt oldu.

Bir annenin yüzündeki tebessüm, alınan en büyük sonuçtur.Çünkü bir evlat için en kıymetli başarı; annesine faydalı olabilmektir.

İlk hak eden annemdi…Ve ogün görecrğim mutluluk, bütün emeğimin en güzel karşılığı olacaktır.

Tüm annelerin Anneler Günü kutlu olsun. 🌿
Not; Ürün kırışıklıklarda cilt sorunlarında ve deri altı iyileştirmede % 100 başarılı .

Şifa üzerindeki gölgeler kalkmalıdır 23/04/2026

Şifa üzerindeki gölgeler kalkmalıdır | Enver Baltaş | Yeni Ankara -

Şifa üzerindeki gölgeler kalkmalıdır Bugün insanlık yalnızca hastalıklarla değil, aynı zamanda şifanın kaynağından uzaklaştırılan bir sistemle mücadele etmektedir. Sağlık anlayışı...

04/04/2026

Gübre Krizine Altın Çözüm: Toprağın İçindeki Gizli Gücü Yeniden Uyandırın
Tarım sektörünün içinde bulunduğu gübre krizi, üreticilerimizi her geçen gün daha fazla zorlamaktadır. Artan maliyetler, döviz baskısı ve tedarik sorunları nedeniyle çiftçilerimiz daha ekonomik ve sürdürülebilir çözümler aramaktadır.
Ancak yıllardır toprağınıza verdiğiniz taban ve üst gübrelerinin önemli bir kısmı kaybolmuş değildir. Aksine, bu değerli makro besin elementlerinin büyük bölümü toprakta atıl halde depolanmış durumdadır. Sorun, bu elementlerin bitki tarafından alınabilir formda olmamasıdır.
Uzun yıllardır toprak ıslahı üzerine yürüttüğümüz çalışmalar ve Ar-Ge süreçlerimiz sonucunda, üst seviye leonardit hammaddesinden elde edilen humik asidi mikro elementlerle zenginleştirerek güçlü bir formül geliştirdik.
Laboratuvar analizleri ve saha gözlemlerimiz göstermiştir ki bu özel formül, toprakta yıllardır bağlı ve atıl halde bekleyen makro elementleri çözerek yeniden aktif hale getirmektedir. Böylece bitkiler, toprağın içinde zaten olan besinleri çok daha rahat şekilde almaya başlamakta; ekstra yoğun gübre kullanımına ihtiyaç duymadan verim artışı sağlanabilmektedir.
Özellikle azot, fosfor ve potasyum gibi temel besin maddelerinin bitkiye yeniden kazandırılması, hem maliyetleri düşürmekte hem de toprağın biyolojik dengesini korumaktadır.
Ekonomik açıdan en dikkat çekici yönü ise kullanım miktarıdır. Dönüme yalnızca 2 litre uygulanması yeterli olduğundan, üretici için minimum maliyetle maksimum fayda sunmaktadır.
Bu yaklaşım yalnızca bugünkü gübre krizine çözüm sunmakla kalmaz; aynı zamanda toprağın geleceğini koruyan akıllı bir tarım modelidir. Çünkü verimli toprak, sadece gübreyle değil, toprağın içindeki potansiyeli doğru yönetmekle mümkündür.
Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla kimyasal yük değil, toprağın hafızasını yeniden canlandırmaktır.
Toprakta saklı kalan gücü ortaya çıkarın, kriz dönemini fırsata dönüştürün.

02/04/2026

Altın formül

02/04/2026

İlk Adımı Ben Atıyorum: Bir Köyün Yeniden Diriliş Mücadelesi
Anadolu’nun sessizliğinde kaybolan her köy, aslında bu milletin hafızasından kopan bir parçadır.
Yıllardır köy köy dolaşırken aynı acı tabloyu gördüm: boş evler, kapanmış ahırlar, işlenmeyen tarlalar, sessiz kalan çeşmeler… Bir zamanlar çocuk sesleriyle yankılanan sokaklar bugün rüzgârın uğultusuna teslim olmuş.
İşte tam da bu yüzden köye dönüş projemde ilk adımı ben atıyorum.
Bu mücadeleyi sözle değil, toprağa basarak başlatıyorum.
Ülkenin en çok göç veren köylerinden biri olan Sadıkbağ, Sivrihisar’da arazi satın alarak, 3.600 metrekarelik bu toprak üzerinde yaşanabilir bir ev kuracağım. Ancak bu sadece bir ev inşası değildir; bu, bir dirilişin temelidir.
Bu arazide toprağı işleyerek yöreye uygun meyve, sebze ve hububat ekimi yapacağım. Toprağın ıslahını gerçekleştirip verim ve lezzet farkını somut olarak göstereceğim. Çünkü bu topraklar yıllarca bakımsız bırakılmış olsa da bereketini kaybetmiş değildir.
Toprak küser, ama ölmez.
Ona emek verildiğinde yeniden can bulur.
Bununla da yetinmeyeceğim. Köy koşullarında deneyimli yardımcılarla birlikte küçükbaş hayvancılık ve kanatlı üretimine de gireceğim. Çünkü bu köyün meraları güçlü, doğası üretime son derece elverişli.
Bir zamanlar burada 20 bin koyun otluyordu.
Bugün ise ya bin hayvan var ya yok.
Düşünün…
Yirmi beş yıl önce 55 hanenin yaşadığı köy, bugün yalnızca 5 haneye düşmüş durumda.
Bu sadece göç değil.
Bu, planlı bir boşaltılma hissi veren derin bir çöküştür.
Sadıkbağ Muhtarı ile yaptığım istişarelerde burada oynanan oyunu açıkça gördüm. İddialara göre önce parçalı şekilde araziler satın alınıyor, ardından dışarıdan aileler getirilerek köy içine yerleştiriliyor. Sonrasında köylüler üzerinde huzursuzluklar, davalar ve baskılar oluşuyor.
Hayvanların arazilere zarar verdiği iddialarıyla davalar açılıyor.
İçeriden çıkarılan anlaşmazlıklarla köylünün huzuru bozuluyor.
Sonuçta insanlar birer birer köyü terk ediyor.
Ve geriye sessizlik kalıyor.
Ben bu sessizliği kabul etmiyorum.
Bu yüzden mücadele kararı aldım.
Bu mücadele sadece bir araziye ev yapmak değildir.
Bu mücadele, toprağa sahip çıkma mücadelesidir.
Bu mücadele, köyü yeniden ayağa kaldırma mücadelesidir.
Bu mücadele, Anadolu’nun köklerini yeniden canlandırma mücadelesidir.
Bir kişiyle başlar, sonra bir aile olur.
Bir aileyle başlar, sonra bir köy olur.
Bir köyle başlar, sonra bir memleket ayağa kalkar.
Ben ilk adımı atıyorum.
Ya Allah, Bismillah.
Enver Abdullah Filiz ER Baltaş

Want your business to be the top-listed Beauty Salon in Ankara?
Click here to claim your Sponsored Listing.

Telephone

Address


Garlife Peyami Safa Mahallesi Memet Ali Altun Caddesi 136/7 Mamak Ankara
Ankara
066