Nwork Çörekotu Mucizesi

Nwork Çörekotu Mucizesi

Share

hayallerinizi gerçekleştiren network

24/09/2024

23/06/2021

Muhteşem sonuçları olan ürünlerimizle tanışmak istermisiniz?
Hem sağlık hem varlık adına insanların hayatını biraz daha yaşanabilir hale gelmesine vesile olmak sizi kendinize iyi hissettirmez mi?sisteme dahil olup ürünleri tecrübe ederek tavsiye edebilirsiniz.
https://www.aymnet.com.tr/TR52133546 isterseniz bu linki tıklayıp sisteme dahil olun isterseniz mesajdan bana ulaşıp daha detaylı bilgi alabilirsiniz .

Photos from Nwork Çörekotu Mucizesi's post 25/05/2021

Muhteşem gıda takviyelermiz bilgi için ulaşabilirsiniz 💯💯

02/05/2021

Merhaba !!!
Beklenen ürün satışta....

02/05/2021

Beklenen ürün !!!!

15/04/2021

Zinde ve formda kalmak hiç bu kadar kolay olmamıştır. 🍃
Özel formül ile hazırlanan Aktif Form Bitki çayı düzenli kullanıldığında tansiyonu ve kolestrolü dengelemeye yardımcı olur.😊🫖

09/04/2021

Chitosan Resveratrol
Yağ yakımını sağlar ve kilo verirken yağ dan kaybetmenizi yardımcı olurken sıkılamanızı sağlar.
Toksikoloji testlerinden geçmiştir .

Sipariş için PROFILDEKI link'e tıklayın

https://hulyaninmucizeleri.aymnet.com.tr/

07/04/2021

Bi kahve?

Sipariş için PROFILDEKI link'e tıklayın
https://hulyaninmucizeleri.aymnet.com.tr/

Photos from Nwork Çörekotu Mucizesi's post 07/04/2021

CHITOSAN
Doğal bir polisakkarit olan Kitosan Dünyada en bol bulunan ikinci canlı organizmalar tarafından üretilen polimer olan kitinden elde edilir (Rinaudo, M. 2007). Kan yağlarını, glikozunu ve kan basıncını düşürmek için kilo kaybı
takviyesi ve yardımcı, destekleyici tedavi olarak savunulmuştur (Bokura, H. et al. 2003, Gallagher, D.D et al. 2002, Lutjohann, D et al. 2018, Pittler, M.H. et al. 1999). Normal kan LDL- kolesterol konsantrasyonlarının korunmasında etkilidir.
Hayvanlarda yapılan çalışmalarda, chitosanın gıdayla alınan yağları (lipidleri) midede bağlayarak, ince bağırsaktan yağların emilimini azalttığı, böylelikle yağın dışkıyla atılmasını artırdığı bildirilmiştir (Deuchi, K. et al. 1995, Zacour A.C. et al. 1992). Kitosan normal katı kolesterol düzeyinin korunmasına katkıda bulunur.
Resveratrol kırmızı üzümün etken maddesidir. Reveratrol 1976 yılında fitoaleksin olarak keşfedilmiştir. Bu takviye edici gıda, chitosan ile birleştirilip bitkisel formunda hazırlanmış olup 30 adet sachet olarak sunulmaktadır.
Sentetik renklendirici, yapay tatlandirici veya koruyucu içermemektedir. Kırmızı üzümün kabuğu ve çekirdeğinde bulunan resveratrol kırmızı üzümün antioksidan etkisini sağlayan bir maddedir, Bitkiler, resveratrolü doğal koşullar tarafından stres altına alındıkları zaman üretirler. Resveratrol ilk kez geleneksel Japon tibbinda uzun sürelerce kullanılmış polyganum cuspidatum köklerinden izole edilmiştir. 1992'de resveratrol'ün biyolojik aktif bir bileşik olduğu tespit edilmiştir. Antioksidan polifenol olan resveratrol maddesi en çok siyah üzümün kabuğunda bulunur. Siyah üzümün aşırı soğuk ve Sicağa, mantar enfeksiyonlarına ya da kanser yapıcı diğer faktörlere karşı ürettiği bir
maddedir. Güneşle, soğukla, virüs ve mantarlarla mücadele ederek büyüyen üzümlerin kabuk, yaprak ve gövdelerinde daha yüksek oranda resveratrol bulunur.
1) Yaşlanmayı geciktirdiği,
2) Nöroprotektif olduğu,
3) Kalp Sağlığına Katkıda bulunduğu,
4) Glikoz dengesine destek olduğu,
5) Obezite ile Mücadele ettiği,
6) kemik sağlığına yardımcı olduğu,
7) Kanseri Önledeği.
8) Karaciğere destek olduğu,
9) Kas Büyümesine Yardımcı Olduğu,
10) Radyasyondan Korudugu,
11) İşitme Kaybını Önlediği,
12) Cinsel Hormonları Arttırdığı,
13) Akne tedavisi için sağlıklı oldugu,
14) Cilt güzelleştirdiği
15) Parkinson Alzheimer önlemeye destek olduğu, yapılan bilimsel çalışmalar sonucu göstermiştir. Wisconsin Üniversitesince yapılan araştırmada
• Harvard Tıp Fakültesi ve Amerikan Ulusal Yaşlanma Enstitüsü tarafından yapılan çalışmada
• Wisconsin Üniversitesi'nden Prof. John Folts günde bir bardak üzüm suyu içilmesinin tromboz ve beyin enfarktüsü riskini azaltacağını belirtmektedir. Prof. John Folts'a göre siyah üzüm suyu, damar tıkanıklığını
%75 oranında yavaşlatıcı etkiye sahiptir. Daha sonra, New York'daki Cornell Tip Okulu'ndaki araştırmacıların önderliğinde, resveratrol'un COX-2 üzerindeki durdurucu etkileri ortaya çıkarıldı.
• Avrupa Farmakoloji dergisi Aralık 2008 sayısında yayınlanan bir çalışmaya göre, resveratrol, önemli enflamatuar karşıtı aktivitelere sahiptir ve hayvan modelleri üzerinde, Parkinson Hastalığı ile ilgili nöroprotektif etkiler gösterir.
•Beyin Araştırmaları Dergisi'nde Nisan 2010'da yayınlanan hayvanlar üzerindeki bir çalışmaya göre, resveratrol, sinir hücrelerindeki serbest radikaller aracılığı ile oluşan hasarları önleyebileceğinden, Parkinson Hastalığı ile ilişkili histopatolojik değişiklikleri de önleyecektir.
• In vivo deneylerde resveratrolun, tümör hücre apoptosuna neden olarak göğüs kanser hücrelerini de öldürebileceği, 'MolecularNutrition & Food Research' Mayıs 2005 sayında yayınlandı.
• Kanser kök hücresi büyümesinin resveratrol tarafından önemli ölçüde baskılandığı, 'Breast Cancer Research and Treatment! Aralık 2010 sayısında yayınlanmıştır.
• Virginia Üniversitesi'ndeki biyokimyacılar, resveratrol ve NF-Kb aktivasyonu ilişkisini araştırdılar. NF-kappa B ya da NF-kB proteininin aktivasyonu akciğer kanseri de dahil, birçok insan kanser tiplerinin gelişmesine katkı sağlıyordu. Resveratrol, NF-kB etkinliğini bozuyor, hücre ölümü sinyalizasyonunu ya da apoptosisi destekliyordu.

Kullanım Şekli:
1 bardak suya 1 şase chitosan çözündürüp içiniz, Yemeklerden önce veya
sonra kullanılabilir, Günde 1-2 saşe yemeklerden önce tüketilmesi önerilir.

05/04/2021

YENİ FORMÜLLÜ VİT 5

ARI SÜTÜ
Yeryüzünde besin değeri en yüksek olan doğal bileşen, arı sütüdür. Kraliçe arıyı beslemek için işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgılanan özel ve çok değerli bir maddedir.
Arı sütü, kalsiyum, bakır, demir, fosfor, silikon, kükürt ve potasyum gibi minerallerin yanı sıra B-ailesi vitaminleri, biyotin, inositol, folat, nükleik asitler, gama globülin ve zenginliği gibi zengin besin elementleri içerir. İnsan vücudunun üretemediği 8 temel amino asit de dahil olmak üzere 17 farklı amino asite sahiptir.
Arı sütü astım, saman nezlesi, karaciğer hastalığı, pankreatit, tip 2 diyabet, diyabetik ayak ülserleri, uyku problemleri, kanser, yorgunluk, premenstrüel sendrom (PMS),kısırlık, menopoz semptomları, mide ülserleri, böbrek hastalığı, kemik kırıkları, cilt bozuklukları ve yüksek kolesterol için kullanılır. Ayrıca, yaşlanmanın etkileriyle savaşmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için de yaygın olarak kullanılmaktadır.
Çin tıbbında arı sütü, ömrü uzattığına, hastalığın önlenmesine ve gençliğin geri kazanılmasına yardımcı olan bir madde olarak kabul edilmektedir. Arıcılıkta dünyada 2. Ülkeyiz , Düzce üniversitesi arıcılık bölümü mevcut olup bilimsel çalışmalar yapılmaktadır.
ARI SÜTÜNÜN FAYDALARI
Kan basıncını düzenler
Araştırmalar, arı sütünde bulunan bazı proteinlerin insanlarda kan basıncı seviyelerini doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur. Bu da protein hidrolizatı, kan basıncı üzerinde uzun süreli bir etkiye sahiptir. Kan damarları ve kalp üzerindeki stresi azaltmak için vazodilatatör görevi gören içinde bulunan potasyumla birleştirildiğinde, arı sütü kalp rahatsızlıklarını önlemek için harika bir yol gibi görünmektedir.
Kolesterol seviyesini dengeliyor
Yapılan araştırmalar, sürekli olarak diyete eklenen arı sütünün “kötü” kolesterol seviyelerinde kayda değer bir düşüşe neden olabileceğini ve böylece ateroskleroz ve kalp krizi ve inme gibi kardiyovasküler sorunları önlemeye yardımcı olabileceğini göstermiştir.
İnfertilite (kısırlık) sorunlarını tedavi eder
Doğurganlık sürecinde arı sütünün tam işlevi bilinmese de, insan doğurganlığı üzerindeki etkisinin kadının morfolojisini etkileyen ve cinsel olarak uygun hale gelmesine yardımcı olan protein olan royalactin ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Nedeni ne olursa olsun, erkeklerde s***m üretimini ve s***m hareketliliğini arttırdığı, böylece eşin gebe kalma şansını arttığı göstermiştir.
Kanseri önler
Arı sütünün içinde bir takım antioksidanlar vardır, fakat özellikle BPA olarak da bilinen bisfenol A'yı inhibe etme kabiliyeti gösterir. Bu, artan meme kanseri seviyelerine bağlı bir çevresel östrojendir. Bu nedenle, diyetinize yeterli miktarda arı sütü ekleyerek, bu tür kanserleri önleyebilirsiniz.
Enflamasyonu azaltır
Arı sütündeki vitaminler ve aktif enzimler, potansiyel bir anti-inflamatuar ajan haline getirir. Bununla birlikte, aşırı ısı enzimatik özelliklerini bozduğundan, arı sütünün yutulmaması gerkekir. İltihap ağrısını hafifletmek için vücudun etkilenen bölgelerine topikal olarak uygulamak daha fazla fayda sağlar.
Erken yaşlanmayı önler
Arı sütünde bulunan antioksidanlar erken yaşlanmaya neden olan serbest radikalleri yok etmek için çalışabilirler. Antioksidanlar kırışıklıkları giderir, cildinize sağlıklı bir parlaklık kazandırır, saç dökülmesini ve maküla dejenerasyonunu önleyebilir, ayrıca bazı kronik hastalıkları da önleyerek ömrünüzü uzatabilir.
Kilo vermeye yardımcı olur
Lesitin, etkili bir şekilde kolesterolü azaltabilen, karaciğer fonksiyonunu artırabilen ve sağlıklı sindirimi kolaylaştırabilen, arı sütünün bileşenlerinden biridir. Tüm bunlar kilo vermenize yardımcı olabilir.
Metabolizmayı güçlendirir
Arı sütünün insanların üretemediği gerekli amino asitlerin 8'ini içermesi, onu çok önemli bir besin kaynağı haline getirmektedir. Bu 8 amino asitin elde edilmesi zor olabilir, ancak vücutta yeni proteinler oluşturmak ve metabolizmamızın düzgün şekilde çalışmasını sağlamak için gereklidir. Arı sütü bu nedenle, hücresel rejenerasyonu, kemik gücünü artırabilir, kas gelişimini ve büyümesini hızlandırabilir, ve vücudumuzdaki hormonal / enzimatik süreçleri optimize edebilir. Bu da yaşam tarzımıza sağlıklı destekler sağlar.
PROPOLİS
Propolis, arıların bitkilerden ürettiği ve kovan içi temizlikte ve kovanın yalıtımında kullandıkları bir maddedir. Rengi, elde edildiği bitkisel kaynağa göre farklılık gösterebilir olmakla birlikte genellikle koyu kahverengidir. Arılar tarafından değişik bitki tomurcuklarından yaprak ve gövdelerinden toplanıp biriktirilen reçinemsi bir madde olan Propolis genellikle kayın, karaağaç ve kozalaklı ağaçlardan toplanır.
Propolisin M.Ö. 350'ye kadar giden uzun bir kullanım geçmişi vardır. Yunanlılar onu apseler için kullanırken Asurlular yara ve tümör tedavinde kullanmışlardır.
Propolis biriktirme açısından arı türleri arasında farklılık vardır. Bazı türler diğerlerine göre daha fazla propolis biriktiriken bazıları örneğin tropik bölgelerde bulunan arılar hiç propolis biriktirmezler. ( Türkiye bu açıdan en önemli konumdadır)
Arılar propolisi, kovanın iç duvarlarını düzgün hâle getirmek, peteklerin ağızlarını kapatmada ve başka canlıların içeriye girmesine engel olmak amacıyla kullanılır. Girdikten sonra ölen canlıları propolisle mumyalayarak kovanlarını koruma altına alırlar. Propolis kovandaki larvalara, mantar ve bakterilere karşı antibiyotik etki gösterir.
Propolisin toplandığı bitkilerin tür ve çeşitlerine göre içeriğindeki bileşikler farklılık arzeder. Propolisin etkileri arıların bitkilerden topladığı antioksidan etkili bileşenlerine bağlıdır.
Kovanda oluşan hasarların ve çatlakların onarımı için ve kovanlarını korumak amacıyla kullanılan propolisin rengi sarımsı yeşilden koyu kahverengiye dek değişir. Arıcılar kovandaki balı aldıktan sonra propolisi kovandan kazıyarak toplarlar. Sonra bazı işlemlerden geçirilmek suretiyle propolis kullanıma hazır hale getirilir. İçeriğinin önemli bir bölümünü flavonoitlerin oluşturduğu propolisin bileşiminde, polifenoller, fenolik asitler ve bunların esterleri, terpenler, steroitler, B1, B2, C ve E vitaminleri, mineraller ve aminoasitler yer alır.
PROPOLİSİN FAYDALARI
Bağışıklık sistemini güçlendirir; Propolis, içindeki vitamin ve mineraller sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirmekle kalmaz aynı zamanda grip ve nezleyle de savaşır. Hastalık sürecinde tüketilen propolis, iyileşme sürecini hızlandırır.
Her türlü iltihapta etkindir; Diş eti iltihaplanmalarında, ağız içinde çıkan yaralarda ve diş eti hastalıklarında iyileştirici etki yaratır. Propolis, sadece diş eti iltihaplanmalarında değil, vücutta oluşan iltihaplı hastalıkların birçoğunda olumlu etkiler yapar. Buna müteakip ülser, mide iltihaplanması gibi rahatsızlıkların da üstesinden gelmeye yardımcı olur. Bunun yanında kulakta oluşan ağrı ve iltihaplanmalarda da etkindir.
Ağız yaralarını iyileştirir; Ağız kenarları başta olmak üzere vücudun çeşitli yerlerinde oluşabilen uçukları tedavi eder.
Yaraların iyileşmesini hızlandırır; Hücreleri yenileme sürecini hızlandıran propolis yaraların hızlıca kapanmasına yardım eder.
Vücudu mantar ve bakterilerden arındırır; Tıpkı kovanı koruduğu gibi vücudu da koruyarak bakteri ve mantar nedeniyle oluşabilecek hastalıklara yakalanma riskini en aza indirir.
Cilt bakımı için birebirdir; Güçlü antioksidan özelliği sayesinde cilt sağlığına iyi gelir, şampuana katılarak haricen kullanıldığında saç derisine sağlık katar.
Kanseri önleyici etkiye sahiptir; yapılan araştırmalara göre; propolisin en büyük etkisi içeriğindeki C vitamini ile beraber hücreleri yenileyici özelliği sahip olması ve kanser hücrelerini de önlemesidir. Araştırmaların sonucunda görülen şey, kanserli hücre ve tümörlerin düzenli propolis kullanımı ile en aza indirgenmesi olur.
POLEN
Polen çiçeklerde bulunan erkek organ hücresine verilen addır. Yani erkek gametini dişi gametine taşıyan bir yapıdır. Polen bu taşıma sırasında erkek gametini çok iyi koruması gerekir. Arıların çiçeklere konması sonucu üzerlerine yapışan polen tozları, daha sonra arıların başka bir çiçeğin dişi hücresine temas ettiğinde çiftleşme gerçekleşmektedir. Polen tanelerinin boyları 50-100 mm arasındadır. Sıkıştırılmış polen tozu binlerce polen tanesi içerir.
Polenin faydaları nelerdir?
Polenin insan vücuduna sayısız yararı vardır. Vücuda güç kazandırır ve kas yapısını güçlendirerek performansı artırmaya yardımcı olur. Özellikle çocukların büyüme çağında alması gereken vitaminleri karşılamaya yardımcı olur. İçerisinde bulunan aminoasit ve protein bakımından oldukça zengin olan polenin faydaları oldukça çoktur.
Antioksidan özelliği
Polen de bulunan antioksidan özelliği vücudunuzun yenilenmesine ve yaşlanma etkilerini geciktirmeye yardımcı olur. Her gün düzenli polen tüketmeniz tavsiye edilir.
Enerji verir
Polenin içinde bulunan besin serisi çok geniş olduğu için vücuda büyük bir oranda doğal enerji verir. İçerisinde bulunan karbonhidrat, protein ve B vitaminleri sayesinde tüm gün vücudunuz yorgunluğa karşı direnç kazanır.
Cildinizi korur
Arı poleni, ciltte oluşan sedef ve egzama gibi tahrişlerin tedavisinde kullanılır. İçerdiği zengin miktardaki aminoasitler ve vitaminler cildi korur ve hücrelerin yenilenmesine yardımcı olur.
Solunum yolu hastalıklarına yardımcı olur
Polenin yüksek miktarda etkili antioksidan içerdiğini artık hepimiz biliyoruz. Bu özelliği sayesinde insan vücudunun akciğer dokuları üzerinde olumlu etkileri vardır. Özellikle astım ataklarını hafifletmeye ve tamamen ortadan kaldırmaya yardımcı olur. Başlangıç aşamasında astım ve bronşit gibi solunum yolu hastalıklarını tedavi edebilir.
Alerjileri giderir
Bu konu ile ilgili yapılan araştırmalar da arı poleninin, alerjik hastalıklarını giderdiği ortaya konulmuştur. İnsanlar üzerinde yapılan deneyde, hastaların %94’ü arı poleni yardımı ile sağlıklarına kavuşturulmuştur. Deney sonucu sinüs, alerji ve alerjik astım gibi sorunların giderildiği ortaya çıkmıştır. Özellikle solunum yolu hastalıkları olan astım ve bronşite karşı inanılmaz etkili olduğu söylenmektedir.
Sindirim sistemini korur
Arı poleni, sindirim sistemi sağlığını koruyan yardımcı enzimler içerir. Enzimler arı poleni ile alındığında, gıdalardan alabileceğimiz tüm sağlıklı besinleri de almış oluruz.
Bağışıklık sistemini güçlendirir
Düzenli tüketilen arı poleni bünyeyi mikroplardan korur. İçerisinde bulunan antibiyotik özelliği ile bağışıklık sisteminizi güçlendirir.
Prostatı engelleyebilir
Arı poleni, prostat sorunu yaşayan erkekler için faydalıdır. İlerde prostata yakalanma riskini azaltmaya yardımcı olur. Özellikle sık idrara çıkma dürtülerini durdurmak için inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur.
Kısırlık sorunlarını giderebilir
Arı poleni yumurtalık fonksiyonunu canlandırabilir ve gebelik sürecini hızlandırabilir. Çünkü arı poleni afrodizyak hormonsal güçlendirici olarak bilinir.
Kalp ve damar sağlığını korur
Arı poleni kardiyovasküler sistemi desteklemektedir ve kılcal damarları, kan damarlarını güçlendirmeye yardımcı olan bir antioksidan olan bioflavonoidi bünyesinden barındırmaktadır. Bu antioksidan damar sağlığının korunması açısından büyük bir önem teşkil etmektedir. Tüm bu belirtilenlerin dışında kanın pıhtılaşmasına, kalp krizi ve inme gibi risklerin oluşumunu engellemekte veya risk seviyesini azaltmaktadır.

GİNSENG
Ginseng eski zamanlardan bu yana bitkilerin kralı, cennet kökü ve dünya harikası olarak adlandırılır. Çin, Kore ve Hindistan’da binlerce yıldır kullanılmaktadır. Panax ginseng Asya’dan çıkan belki de en ünlü şifalı bitkidir. Kuzey Amerika’daki muadili olan Panax quinquefolius daha sonra keşfedilmiş olsa da ben¬zer etkilere sahiptir. Eski Hint metinlerinde ginsengin sihirli özelliklere sahip yaşam verici bir bitki olduğu söylenir. Yüzyıllar önce Koreliler gin¬seng yapraklarının ay ışığı parıltısı saçtığına inanırlardı. Ginseng avcıları bitkinin ürkütücü parlaklığını görüp bitkinin yerini belirler ve ertesi gün değerli köklerini alırlardı. Ginseng avcılığı tehlikelerle dolu ama ödülü büyük bir iştir. Bu yüzden Çin’deki yabani ginseng hasadı 1600’lü yıllarda bitkiyi soyunu tükenme sınırına getirecek kadar artmıştır. 1700’lü yılların başında Kuzey Amerika’da Panax quinquefoliusin keşfedilmesi bu bölgede ginsenge hücumu başlat¬mıştır. Birçok öncü doğu ormanlarının nemli topraklarında ginseng kökü aramaya çıkmıştır. O dönem yaşayan John Jacob Astar ve Daniel Boone gibi Amerikalı girişimci ve kaşiflerin bazıları karlı ginseng ticaretine girmiş ve tonlarca Amerikan ginsengini Asya’ya ihraç etmiştir.

Cins adı olan Panax, Yunanca’da “her derde deva” anlamına gelen panakos kelimesinden gelir. Uzak Doğu’da ginsengin tüm vücudu ve vücut sistemlerini canlandırdığı düşünülürdü. İlaçtan ziyade vücudun doğal savunmasını güçlendirip hastalıkları iyileştiren ve koruma sağlayan bir madde olarak değerlen¬dirilirdi. Modern bitkisel tıpta bu tip bitkiler adaptojen olarak adlandırılır. Avrupalılar tarafından keşfedilmeden önce Amerikan ginsengi birçok Amerikan yerli kabilesi tarafından şifalı bitki olarak kullanılıyordu.
Batılı bitki uzmanları ve Asya’nın geleneksel bitkisel tıp uygulayıcıları ginsengi özellikle de yaşı ilerlemiş hastalarda bağışıklığı güçlendiren bir tonik olarak kullanırlar. Yaralanma ve hastalıklardan zarar gören, duygusal stres, fiziksel yorgunluk ve bitkinlik yaşayan insanlarda sinir sistemini güçlendirdiği düşünülür. Ginseng, diabet kontrolünde, kolesterolü azaltmada, zihinsel açıklığı güçlendirmede ve belirli kanser türlerini engellemede işe yarayabilir.
GİNSENGİN FAYDALARI VE KULLANIM ŞEKLİ
Ginseng birçok rahatsızlık için taşıdığı olası tedavi edici özelliklerle belki de bitkisel tonikler ya da adaptojenler arasında en çok bilinen bitkidir. Adaptojenler hastalıklara karşı direnç sağlamak ve hastalıktan kurtulmada vücudu güçlendirmek için kullanılır. Panaxa dahil olan türler diğer türlerden daha fazladır; farklı ginsenglerin kök ekstreleri farklı bitki kimyasalları içerir ve bu yüzden de gösterdikleri etki farklıdır. Laboratu¬var çalışmaları kökün ve kökten izole edilmiş ve antioksidan davranışı gösteren bileşenlerin bağışıklık sistemi fonksiyonunu etkilediğini ve iltihapla mücadele ettiğini göstermiştir.
Klinik deneyler özellikle Asya ginsengi üzerine yoğunlaşmıştır. Asya ginsengi menopoz döne¬mindeki ani ateş basması gibi belirtileri kontrol edemezken bazı ön sonuçlar ginsengden elde edilen bazı ekstrelerin yaşam kalitesini etkiledi¬ğini, bitkinlik ve psikolojik belirtileri azalttığını göstermiştir. 2. tip insülin bağımlısı olmayan 36 diabet hastası arasında yapılan çalışmada 8 hafta boyunca günde 100 ve 200 mg ginseng alanların glikoz seviyelerinde iyileşme görülmüştür. Yüksek doz alanlarda kan şekeri seviyesini karşılaştırmada kullanılan A1c hemoglobin testinde gelişme olmuştur. Çalışmalar her iki ginseng türünün de 2. tip diabet hastalarında kan şekeri seviyesini azalttığını göstermiştir.
Çalışmalar ayrıca Amerikan ginsenginin 1. tip diabet hastalarında glikoz seviyesini düşürdüğünü göstermiştir. Her iki ginseng türü de bağışıklık fonksiyonunu güçlendirir. Yapılan bir çalışmada özel bir Amerikan ginsengi ekstresinin grip aşısının etkisini arttırdığı ve soğuk algınlığıyla mücadelede işe yaradığı görülmüştür.

A vitamini nedir?
A vitamini, hastalık önleyici besin değerleri sayesinde sağlık açısından büyük önem taşır. A vitamini doğada iki farklı şekilde bulunur. Bunlardan biri sadece hayvansal gıdalarda bulunurken, diğeri ise dolaylı yoldan pigmentli bitkiler tarafından A vitaminine dönüştürülür. Buna en iyi örnek ise havuçtur.
A vitamini; doku, kemik, diş ve cildin korunmasında en önemli besinlerden biridir. Aynı zamanda göz sağlığı için de önemli rol oynar.
A vitamini neye iyi gelir?
Gözleri korur ve daha iyi görmeyi sağlar.
A vitamini, proteine dönüşmesi sebebiyle kemiklerin gelişmesinde önemli rol oynar.
Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyon ve hastalıklara karşı vücudu korur. Hücre fonksiyonlarını düzeltir.
Üremeyi ve gelişmeyi arttırır.
Diş ve diş eti sağlığını olumlu yönde etkiler.
D vitamini daha etkin kılar.
Sağlıklı saç ve derinin oluşmasında yardımcıdır.
Cildin parlamasını ve daha yumuşak olmasını sağlar.
Mide, karaciğer ve üriner sistemin korunmasına destek verir.
K Vitamini lipofilik ve hidrofobik bir vitaminler grubuna verilen addır. K vitamini 1920'lerin sonlarında Danimarkalı bilim insanı Henrik Dam'ın kolesterol hakkındaki çeşitli araştırmaları sonucu keşfedilmiş, kan pıhtılaşması ile ilişkili olduğu saptandığı için de önceleri koagülasyon vitamini olarak adlandırılmıştır.

K vitaminlerine bazı proteinlerin posttranslasyonal değişimi, özellikle de koagülasyon yani kan pıhtılaşması, için gereksinim duyulur. Kimyasal olarak bunlar 2-metil-1,4-naftokinon türevleridirler ve genel kanıya göre etkinliklerinin temel sebebi kimyasal yapılarındaki naftokinon halkasıdır. Buradan hareketle genel olarak tüm K vitaminlerinin etki mekanizmaları benzerdir. Yine de bağısaktaki emilimi, taşınması ve doku dağılımı ile ilişkili olarak önemli farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Isıya oldukça dayanıklı olan K vitaminleri, bahsi geçen kimyasal özellikleri hasebiyle suda çözünmezler. İnsan vücudu K vitaminini depolayabildiği için günlük K vitamini katkısına ihtiyaç duymaz.

K Vitaminin Vücut Çalışmasındaki Görevleri

Vitamin K karaciğerde kanın pıhtılaşmasını sağlayan maddenin sentezi için gereklidir. Eksikliğinde kanın pıhtılaşması engellendiği için kanama durmayabilir. Kemik gelişimi için de önemlidir.
B12 vitamini
Bağırsak bakterileri tarafından sentezlenebilen B12 vitamini, vücutta depolanabilir ve su içerisinde çözülebilir. Vücut için bir mucize kaynağı olan bu vitamin, bitkisel kaynaklı besinlerde değil hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Kırmızı kan hücreleri yapımı için oldukça gereklidir. Ayrıca sinir sisteminin çalışmasında da rol oynar.
B12 vitaminin faydaları
•Protein metabolizmasının çalışmasını sağlar.
•Doğurganlığı arttırır.
•Hücre oluşumunu hızlandırır.
•Bağışıklık sistemini güçlendirir.
•Sinir uçlarının gelişmesini destekler.
B12 vitamini eksikliği
•Kabızlığa neden olur.
•Stres ve gerginliği arttırır.
•Sarılığa sebep olur.
•Sürekli devam eden ishale yol açar.
•Vücut direncinin azalması sonucunda sürekli olarak hastalıklar meydana gelir.
•Saç dökülmeleri ve kırılmalarının da temel sebebidir.
•Sinir sisteminin doğru çalışmasını destekler.

04/04/2021

EKİNEZYA Faydaları :
Soğuk algınlığı, grip, herpes, sinüzit, saman nezlesi, solunum hastalıkları; anti iltihabi hastalıklarda çok faydalıdır. Yapılan araştırmalara göre ekinazya nezlenin 12 klinik septomunu azalttigi bulunmuştur. Nezlenin ilk işaretleri görüldüğünde alınmalıdır .Sık sık tekrarlayan yerleşik müzmin bronşit, sinüzit de koruyucu olarak kullanılabilir. Ayrica grip ve kulak enfeksiyonlarında da faydalı olduğu tespit edilmiştir.
Vücudun savunma hattını virüslere karşı korur.
Egzama, çıbanlar, kesikler, yanıklar ,sedef, sivilce,yaralar, ülser, kurdeşen v.b deri hastalıklarında büyük derecede iyileşme sağlar.
C Vitamini Faydaları Nelerdir?
C vitamini, iki kez Nobel Ödülü sahibi Linus Pauling, bir dizi kitabında bağışıklığı artıran bir süpernutrient olarak tanıttı . C vitamini gerçekten de bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunur. C vitamininin diğer faydaları ise aşağıdaki gibidir:
-C vitamini yoğun fiziksel egzersiz sırasında ve sonrasında bağışıklık sisteminin normal fonksiyonunun korunmasına katkıda bulunur.
-Kan damarlarının normal fonksiyonu için gerekli olan normal kollajen oluşumuna katkıda bulunur.
-Kemiklerin normal fonksiyonu için gerekli olan normal kollajen oluşumuna katkıda bulunur.
-Kıkırdağın normal fonksiyonu için gerekli olan normal kollajen oluşumuna katkıda bulunur.
-Diş etlerinin normal fonksiyonu için gerekli olan normal kollajen oluşumuna katkıda bulunur.
-Cildin normal fonksiyonu için gerekli olan normal kollajen oluşumuna katkıda bulunur.
-Dişlerin normal fonksiyonu için gerekli olan normal kollajen oluşumuna katkıda bulunur.
-Normal enerji oluşum metabolizmasına katkıda bulunur.
-C vitamini demir emilimini arttırır.
-Yorgunluk ve bitkinliğin azalmasına katkıda bulunur.
-C vitamini E vitamininin indirgenmiş formunun yeniden oluşmasına katkıda bulunur.
Aym Beta Glucan Gıdanın günlük tüketim miktarının 200 mg C Vitamini içermesi gerekir.
AYM BETA GLUCAN

ÇİNKO ZİNC
• Gen expresyonu (DNA’daki yönergelerin bir işleve dönüştürülmesi süreci)
• Enzimatik reaksiyonlar
• Bağışıklık fonksiyonu
• Protein sentezi
• DNA sentezi
• Yaraların iyileşmesi
• Büyüme ve gelişme
SELENİUM
Selenyumun faydaları
• Kanserojen maddelerin etkisini azaltabilir.
• Antikor üretimine yardımcı olur.
• Antioksidan özelliğiyle serbest radikallerle savaşır.
• Tiroit bezinin çalışmasını sağlar.
• Saç ve tırnak gelişiminde önemli bir mineraldir.
• Kemoterapinin yan etkilerin giderilmesinde etkilidir.
• Yaşlanmayı geciktirir, hücrelerin genç kalmasını sağlar.
• Grip, tüberküloz ve hepatit C hastalarına fayda sağlayabilir.
• Kadınlarda rahim ağzı kanseri riskini azaltır.
• Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında önemlidir.
• İltihap azaltma özelliği nedeniyle astımlı kişilere faydalı olabilir.
• Vücutta oluşan yanık ve yaraların iyileşmesinde takviye olarak kullanılır.
• Kepek ve mantar oluşumunu önleyen şampuanlarda kullanılır.
Selenyum ve bağışıklık sistemi
Bağışıklık sisteminin düzgün çalışması için selenyumdan zengin beslenmek gereklidir. HIV dâhil, virüslerin gelişiminin önlenmesinde kilit rolü vardır. Eksikliği, bağışıklık sisteminin daha yavaş tepkimesine yol açar. Vücudun oksidatif stresini azaltarak yaşlanma süreciyle mücadele eder. Serbest radikal hasarını azaltarak bağışıklık sistemini güçlendirir. E vitamini gibi diğer antioksidanlarla etkileşime girip hastalığa neden olabilecek mutasyona ve DNA hasarına karşı koruma sağlar. Takviyesi iltihapları tedavisinde destek olabilir.
AYM BETA GLUCAN

Want your business to be the top-listed Beauty Salon in Bursa?
Click here to claim your Sponsored Listing.

Telephone

Website

Address


Bursa

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Nwork Çörekotu Mucizesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Subscribe

We will notify you when anything happens in Bursa.