Yaşam Bilgileri

Yaşam Bilgileri

Share

Hayata Dair Etkin Bilgiler

29/06/2017

GÜNE YORGUN BAŞLAMA NEDENLERİ
Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalar, sabahları halsiz ve yorgun uyanıp güne yorgun başladığı şikayetinde bulunanların büyük çoğunluğunun Fibromiyalji sendromu ile karşı karşıya olduğunu ortaya çıkardı. İşte güne yorgun başlamanın sebebi olan Fibromiyalji sendromu hakkında merak edilenler…
Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalar, sabahları halsiz ve yorgun uyanıp güne yorgun başladığı şikayetinde bulunanların büyük çoğunluğunun Fibromiyalji sendromu ile karşı karşıya olduğunu ortaya çıkardı. İşte güne yorgun başlamanın sebebi olan Fibromiyalji sendromu hakkında merak edilenler…
Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalar, sabahları halsiz ve yorgun uyanıp güne yorgun başladığı şikayetinde bulunanların büyük çoğunluğunun Fibromiyalji sendromu ile karşı karşıya olduğunu ortaya çıkardı. İşte güne yorgun başlamanın sebebi olan Fibromiyalji sendromu hakkında merak edilenler…

Sabahları halsiz ve yorgun uyanıyorsanız, yeteri kadar uyumanıza rağmen uykunuzu iyi alamadığınızı düşünüyorsanız ve tüm vücudunuz ağrıyorsa bu durum “Fibromiyalji sendromu” (FMS) adı verilen yumuşak doku romatizmasına işaret ediyor olabilir.

Uz. Dr. Demet Tekdöş Demircioğlu, fibromiyalji sendromu ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kadınlarda daha sık görülüyor

Fibromiyalji sendromu yaygın ağrı şikayeti ile birlikte, hassas noktaların varlığını kapsayan bir yakınmalar topluluğudur. Toplumda sıklığı yüzde 1 ile 5 arasında değişmektedir. Sıklıkla kadınlarda görülmekle beraber; her iki cinsi ve her yaş grubunu etkileyebilen bir durumdur.

Çoğunlukla yaygın vücut ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk, tüm vücutta tutukluk, baş ağrısı, ellerde ve ayaklarda uyuşma gibi pek çok farklı yakınmalar bir arada görülebilmektedir.

Bu sendromun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte; travma, spor yaralanmaları, uyku bozuklukları, otonomik disfonksiyon, psikolojik bozukluklar ile ilişkili olabileceği bilinmektedir.

3 aydan fazla süren belirtilere dikkat!

Fibromiyalji tanısı, sıklıkla kronik ağrı öyküsü ve hassas noktaları ortaya çıkaran fizik muayene ile konulur. Bu öykü en az 3 aydan beri sürmekte olan vücudun üst ve alt yarısında yer alan ağrıyı da içermelidir. Fizik muayene 18 adet daha önce tanımlanmış hassas noktanın 11 tanesinde ağrı oluştuğunu göstermelidir. Yakınmayı açıklayacak fiziksel bulgunun olmaması beklenmekle birlikte bölgesel ve sistemik hastalıkların ayırıcı tanısının yapılabilmesi için ayrıntılı muayene yapılması önemlidir.

Hastalık konusunda bilinçli davranın

Fibromiyalji sendromunun ilerleyici olmaması ve hastalarda uzun dönemde yaşam süresinin etkilenmediği unutulmamalıdır. Öncelikle hasta eğitimi önemlidir. Uzun süreli oturma, ayakta durma, stres, uzun süreli yazı yazma, ağırlık kaldırma, kolların gergin pozisyonda çalışma yüzeyinde bulunması gibi faktörler fibromiyaljinin belirtilerini şiddetlendirebileceği akılda tutulmalıdır.

Uygun tedavi ağrıyı azaltarak yaşam kalitesini yükseltir

Tedavide amaç ağrı ve yorgunluktan yakınan fiziksel ve sosyal yaşamı etkilenmiş kişinin yakınmalarına yönelik tedavi seçeneklerini hazırlamaktır. İlaç tedavisinde ağrı kesiciler, kas gevşeticiler, antidepresanlar tercih edilir. Fizik tedavi ajanlarının yanında egzersizler (Yürüyüş, koşu, bisiklet egzersizleri) önerilir.

Fibromiyaljinin tedavisinde ilaç tedavisi daha çok hastanın şikayetlerine yönelSabahları halsiz ve yorgun uyanıyorsanız, yeteri kadar uyumanıza rağmen uykunuzu iyi alamadığınızı düşünüyorsanız ve tüm vücudunuz ağrıyorsa bu durum “Fibromiyalji sendromu” (FMS) adı verilen yumuşak doku romatizmasına işaret ediyor olabilir.

Uz. Dr. Demet Tekdöş Demircioğlu, fibromiyalji sendromu ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kadınlarda daha sık görülüyor

Fibromiyalji sendromu yaygın ağrı şikayeti ile birlikte, hassas noktaların varlığını kapsayan bir yakınmalar topluluğudur. Toplumda sıklığı yüzde 1 ile 5 arasında değişmektedir. Sıklıkla kadınlarda görülmekle beraber; her iki cinsi ve her yaş grubunu etkileyebilen bir durumdur.

Çoğunlukla yaygın vücut ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk, tüm vücutta tutukluk, baş ağrısı, ellerde ve ayaklarda uyuşma gibi pek çok farklı yakınmalar bir arada görülebilmektedir.

Bu sendromun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte; travma, spor yaralanmaları, uyku bozuklukları, otonomik disfonksiyon, psikolojik bozukluklar ile ilişkili olabileceği bilinmektedir.

3 aydan fazla süren belirtilere dikkat!

Fibromiyalji tanısı, sıklıkla kronik ağrı öyküsü ve hassas noktaları ortaya çıkaran fizik muayene ile konulur. Bu öykü en az 3 aydan beri sürmekte olan vücudun üst ve alt yarısında yer alan ağrıyı da içermelidir. Fizik muayene 18 adet daha önce tanımlanmış hassas noktanın 11 tanesinde ağrı oluştuğunu göstermelidir. Yakınmayı açıklayacak fiziksel bulgunun olmaması beklenmekle birlikte bölgesel ve sistemik hastalıkların ayırıcı tanısının yapılabilmesi için ayrıntılı muayene yapılması önemlidir.

Hastalık konusunda bilinçli davranın

Fibromiyalji sendromunun ilerleyici olmaması ve hastalarda uzun dönemde yaşam süresinin etkilenmediği unutulmamalıdır. Öncelikle hasta eğitimi önemlidir. Uzun süreli oturma, ayakta durma, stres, uzun süreli yazı yazma, ağırlık kaldırma, kolların gergin pozisyonda çalışma yüzeyinde bulunması gibi faktörler fibromiyaljinin belirtilerini şiddetlendirebileceği akılda tutulmalıdır.

Uygun tedavi ağrıyı azaltarak yaşam kalitesini yükseltir

Tedavide amaç ağrı ve yorgunluktan yakınan fiziksel ve sosyal yaşamı etkilenmiş kişinin yakınmalarına yönelik tedavi seçeneklerini hazırlamaktır. İlaç tedavisinde ağrı kesiciler, kas gevşeticiler, antidepresanlar tercih edilir. Fizik tedavi ajanlarının yanında egzersizler (Yürüyüş, koşu, bisiklet egzersizleri) önerilir.

Fibromiyaljinin tedavisinde ilaç tedavisi daha çok hastanın şikayetlerine yönelSabahları halsiz ve yorgun uyanıyorsanız, yeteri kadar uyumanıza rağmen uykunuzu iyi alamadığınızı düşünüyorsanız ve tüm vücudunuz ağrıyorsa bu durum “Fibromiyalji sendromu” (FMS) adı verilen yumuşak doku romatizmasına işaret ediyor olabilir.

Uz. Dr. Demet Tekdöş Demircioğlu, fibromiyalji sendromu ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kadınlarda daha sık görülüyor

Fibromiyalji sendromu yaygın ağrı şikayeti ile birlikte, hassas noktaların varlığını kapsayan bir yakınmalar topluluğudur. Toplumda sıklığı yüzde 1 ile 5 arasında değişmektedir. Sıklıkla kadınlarda görülmekle beraber; her iki cinsi ve her yaş grubunu etkileyebilen bir durumdur.

Çoğunlukla yaygın vücut ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk, tüm vücutta tutukluk, baş ağrısı, ellerde ve ayaklarda uyuşma gibi pek çok farklı yakınmalar bir arada görülebilmektedir.

Bu sendromun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte; travma, spor yaralanmaları, uyku bozuklukları, otonomik disfonksiyon, psikolojik bozukluklar ile ilişkili olabileceği bilinmektedir.

3 aydan fazla süren belirtilere dikkat!

Fibromiyalji tanısı, sıklıkla kronik ağrı öyküsü ve hassas noktaları ortaya çıkaran fizik muayene ile konulur. Bu öykü en az 3 aydan beri sürmekte olan vücudun üst ve alt yarısında yer alan ağrıyı da içermelidir. Fizik muayene 18 adet daha önce tanımlanmış hassas noktanın 11 tanesinde ağrı oluştuğunu göstermelidir. Yakınmayı açıklayacak fiziksel bulgunun olmaması beklenmekle birlikte bölgesel ve sistemik hastalıkların ayırıcı tanısının yapılabilmesi için ayrıntılı muayene yapılması önemlidir.

Hastalık konusunda bilinçli davranın

Fibromiyalji sendromunun ilerleyici olmaması ve hastalarda uzun dönemde yaşam süresinin etkilenmediği unutulmamalıdır. Öncelikle hasta eğitimi önemlidir. Uzun süreli oturma, ayakta durma, stres, uzun süreli yazı yazma, ağırlık kaldırma, kolların gergin pozisyonda çalışma yüzeyinde bulunması gibi faktörler fibromiyaljinin belirtilerini şiddetlendirebileceği akılda tutulmalıdır.

Uygun tedavi ağrıyı azaltarak yaşam kalitesini yükseltir

Tedavide amaç ağrı ve yorgunluktan yakınan fiziksel ve sosyal yaşamı etkilenmiş kişinin yakınmalarına yönelik tedavi seçeneklerini hazırlamaktır. İlaç tedavisinde ağrı kesiciler, kas Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalar, sabahları halsiz ve yorgun uyanıp güne yorgun başladığı şikayetinde bulunanların büyük çoğunluğunun Fibromiyalji sendromu ile karşı karşıya olduğunu ortaya çıkardı. İşte güne yorgun başlamanın sebebi olan Fibromiyalji sendromu hakkında merak edilenler…

Sabahları halsiz ve yorgun uyanıyorsanız, yeteri kadar uyumanıza rağmen uykunuzu iyi alamadığınızı düşünüyorsanız ve tüm vücudunuz ağrıyorsa bu durum “Fibromiyalji sendromu” (FMS) adı verilen yumuşak doku romatizmasına işaret ediyor olabilir.

Uz. Dr. Demet Tekdöş Demircioğlu, fibromiyalji sendromu ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kadınlarda daha sık görülüyor

Fibromiyalji sendromu yaygın ağrı şikayeti ile birlikte, hassas noktaların varlığını kapsayan bir yakınmalar topluluğudur. Toplumda sıklığı yüzde 1 ile 5 arasında değişmektedir. Sıklıkla kadınlarda görülmekle beraber; her iki cinsi ve her yaş grubunu etkileyebilen bir durumdur.

Çoğunlukla yaygın vücut ağrısı, uyku bozukluğu, yorgunluk, tüm vücutta tutukluk, baş ağrısı, ellerde ve ayaklarda uyuşma gibi pek çok farklı yakınmalar bir arada görülebilmektedir.

Bu sendromun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte; travma, spor yaralanmaları, uyku bozuklukları, otonomik disfonksiyon, psikolojik bozukluklar ile ilişkili olabileceği bilinmektedir.

3 aydan fazla süren belirtilere dikkat!

Fibromiyalji tanısı, sıklıkla kronik ağrı öyküsü ve hassas noktaları ortaya çıkaran fizik muayene ile konulur. Bu öykü en az 3 aydan beri sürmekte olan vücudun üst ve alt yarısında yer alan ağrıyı da içermelidir. Fizik muayene 18 adet daha önce tanımlanmış hassas noktanın 11 tanesinde ağrı oluştuğunu göstermelidir. Yakınmayı açıklayacak fiziksel bulgunun olmaması beklenmekle birlikte bölgesel ve sistemik hastalıkların ayırıcı tanısının yapılabilmesi için ayrıntılı muayene yapılması önemlidir.

Hastalık konusunda bilinçli davranın

Fibromiyalji sendromunun ilerleyici olmaması ve hastalarda uzun dönemde yaşam süresinin etkilenmediği unutulmamalıdır. Öncelikle hasta eğitimi önemlidir. Uzun süreli oturma, ayakta durma, stres, uzun süreli yazı yazma, ağırlık kaldırma, kolların gergin pozisyonda çalışma yüzeyinde bulunması gibi faktörler fibromiyaljinin belirtilerini şiddetlendirebileceği akılda tutulmalıdır.

Uygun tedavi ağrıyı azaltarak yaşam kalitesini yükseltir

Tedavide amaç ağrı ve yorgunluktan yakınan fiziksel ve sosyal yaşamı etkilenmiş kişinin yakınmalarına yönelik tedavi seçeneklerini hazırlamaktır. İlaç tedavisinde ağrı kesiciler, kas gevşeticiler, antidepresanlar tercih edilir. Fizik tedavi ajanlarının yanında egzersizler (Yürüyüş, koşu, bisiklet egzersizleri) önerilir.

Fibromiyaljinin tedavisinde ilaç tedavisi daha çok hastanın şikayetlerine yönel, antidepresanlar tercih edilir. Fizik tedavi ajanlarının yanında egzersizler (Yürüyüş, koşu, bisiklet egzersizleri) önerilir.

Fibromiyaljinin tedavisinde ilaç tedavisi daha çok hastanın şikayetlerine yönel

Photos 14/10/2016

HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAMAK İSTEMİYORSANIZ DİKKAT!

Pek çoğumuz için hayatımızda gerçekleştirmek istediğimiz farklılıkların başlangıç noktası olan yeni yıl, umut ve hayata sıfırdan başlamak anlamına geliyor. Peki, büyük kararlar aldığımız bu dönem neden yılın diğer zamanlarından farklı bir anlam taşıyor? Bu sorunun yanıtını DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Psikolog Ayşegül Horozoğlu Enkavi verdi.

Yeni bir iş, farklı bir kariyer ve belki de aşk… Beynimizde yeni bir başlangıç ve heyecan olarak kodladığımız yeni yıl, farklı umutları da beraberinde getiriyor. Sene içinde yaşanan olumsuz durumları telafi etme fırsatı olarak da görülen yılbaşları kişilerde adeta piyango olarak görülüyor.

Peki, insanlar özellikle neden yeni yıldan büyük beklentiler içine giriyor? Büyük kararlar almak için bu dönemi beklemek ne kadar doğru?

DBE Kurumsal Gelişim Merkezi Yöneticisi Psikolog Ayşegül Horozoğlu Enkavi insanların yeni seneyi bir milat olarak gördüğüne dikkat çekiyor. Enkavi, “Yeni başlangıçlar yüksek motivasyon ister.

İnsanlar alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemezler. Şimdiye kadar yapmadığını yapmak ya da yaptığı şeyleri yapmaktan vazgeçmek kolay değildir. Bu nedenle bir başlangıç noktası belirlemek ilk adımı atmak anlamına gelir ve gerekli olan motivasyonu sağlar. Hafta başı, yılbaşı, dönem başı gibi günler başlangıcı çağrıştırdığı için herkes tarafından tercih edilen zamanlar oluyor” diyor.

İsteklerin gerçekleşmesi için plan yapmanın her zaman olumlu sonuçlar getirdiğine dikkat çeken Enkavi, bu nedenle yeni yıl motivasyonunu umut verici buluyor. Enkavi, “Burada önemli olan istediğimiz şeyin tam olarak ne olduğunu tüm detaylarıyla netleştirmektir. Yani varmak istediğimiz noktayı ve o noktaya varana kadar izleyeceğimiz yolu tanımlamak gerekir.

Kariyerimizi planlarken daha çok mantığımız ile hareket ederiz ancak konu aşk olduğunda duygular daha fazla işin içine girer. Dolayısıyla kariyer gibi konularda plan yapmak daha kolay olsa da aşkı planlamak daha zordur. Yine de böyle bir planlama yapabiliyorsak ve bu bizi motive ediyorsa neden olmasın?” diyor.

Hayal kırıklığı yaşamamak için bunlara dikkat!

Ayşegül Horozoğlu
Enkavi
Zihnimizin yeni bir şey öğrenirken yoğun bir çaba harcadığını bu nedenle ancak istikrarlı davranmanın başarıyı getirdiğini anlatan Enkavi, “Yeni davranışımız istikrarla tekrar edilirse kim olduğumuzu belirleyen unsurlardan biri haline gelir. Bu nedenle uygulaması kolay ve bizi emin adımlarla hedefe ulaştıracak kararlar almamızda fayda var. Örneğin; zayıflamak istiyorsak önce daha sağlıklı yemekler hazırlamaya başlamak, vermemiz gereken çok kilomuz varsa öncelikle vereceğimiz ilk beş kiloya odaklanmak gerekir. Küçük hedeflerin uygulaması her zaman daha kolaydır ve sizi büyük hedefe yavaş yavaş ve daha emin adımlarla ulaştırır. Değişikleri hayatımıza teker teker yerleştirmek de uzun dönemli bir başarının anahtarıdır ” dedi.

Sadece yeni yılda değil alınan tüm kararların uygulanabilir olması için hedefin çok net belirlenmiş olması, hedefin gerçekleşmesini sağlayacak aksiyonların adım adım çıkarılmış olması gerektiğini anlatan Enkavi, “Hedef uzun soluklu büyük bir hedef ise, bunu daha küçük parçalara bölerek gerçekleştirmek gerekir. Kısa vadeli hedefler gerçekleştikçe daha uzak ya da zor hedefe varmak kolaylaşır. Bizi motive eder, hedef gözümüzde büyümez ve ulaşılmaz olmaktan çıkar, çünkü ulaşılması zor gözüktüğünde, vazgeçmek çok daha kolay olur. İnsanoğlu, bir hedefin ucunda tanımlanmış bir ödül yoksa kolay vazgeçebiliyor. Kararımızı uygulamak için güçlü bir dürtü olması ve bununla ilgili duygu geliştirmemiz gerekir.

Photos 29/08/2016

DİYETSİZ KİLO VERMEK İSTEYENLER!


Günümüzde fazla kilosu olmayan yok maalesef. Diyet ve spor ilanları heryerde önümüze çıkıyor. Özellikle de sizden zayıf kişilerle aynı ortamda bulunmanın sizi daha da çok bunalıma sürüklediğinin farkındayız. Diyete bağlı kalmanın ve neyi hangi saatte neyle ne şekilde yemenin ne kadar uğraştırıcı ve yorucu bir iş olduğunu biliyoruz.

Özellikle çalışan bayanlar için yoğun geçen iş temposu içinde diyetinize uygun yiyicekleri hazırlamanın ne kadar zor olduğunu. Tamda bu noktada diyet yapamayanlar için gün içerisinde yağ yakmanızı ve daha az kalori almanızı sağlayabilecek yiyecekler olduğunu hatırlatmak ve içinize su serpmek istiyoruz.

1)Kereviz

Kereviz %75 i su %25 i lif olan bir sebze olduğundan dolayı su ihtiyacınızı karşılarken lifli yapısı ile de daha az kalori almanızı ve uzun süre tok hissetmenizi sağlıyor.Ayrıca kerevizin içinde bulunan A , C vitamini ve K vitaminleri vucüdunuzu dinç tutuyor ve gün içinde enerjinizin yerinde kalmasını sağlıyor.

2)Greyfurt

Greyfurt da kereviz gibi yaklaşık % 60 ya da daha fazla su bulunan, sindirim sağlığını arttıran ve tokluk duygularını teşvik sağlıklı lif kaynağı bir meyve. Özellikle sabah saatlerinde yiyeceğiniz greyfurt ekşi ve tatlı karışık tadı ile günlük şeker ihtiyacınızı karşılarken bir yandan da hızlı bir oranda daha fazla kalori yakmak için vücudunuzun yardımcı metabolizmanızı hızlandırmaya yardımcı olur.

3)Akdeniz Yeşillikleri

Akdeniz yeşilliklerini her yemeğin yanında bir miktar yiyebilirsiniz. Böylece sindiriminiz kolaylaşacak ve daha az kalori almanızı sağlayacak. Ancak yeşilliklerin yanında mutlaka ufak bir parça bile olsa protein almayı unutmamak gerekiyor. Izgara etleri tercih edebilirsiniz. Aksi takdirde kilo almanız kaçınılmaz olacaktır.

4)Karpuz

Özellikle yaz günlerinde sıkça tercih ettiğimiz meyvelerden olan karpuz da greyfut gibi şeker ihitiyacınızı karşılar ve aynı zamanda 0 kalorili olduğundan dolayı daha az kilo almanızı sağlar.

5)Yağsız veya az yağlı et

Sadece göz önüne aldığımız meyve ve sebzelerin aksine, düşük kalorili yağsız etler belki sıfır kalori içermezler, ama saatlerce tok tutan ve günlük protein ihtiyacınızı karşılayan onlardan başkası değil.
Örneğin, hindi ve tavuk gibi yağsız etler sindirim sistemi zorlayarak mükemmel vücudunuz için mükemmel protein kaynaklarıdır.

6)Yoğurt

Yoğurt yemek bağırsaklarınızın sağlıklı çalışmasını ve hatta kemiklerinizi güçlü tutmaya yardımcı olabilir, yoğurt diğer gıdalara göre biraz daha kalorisi yüksek olabilir ancak sağlıklı bir kilo verimi için yoğurt idealdir.Şayet yoğurt tadından hoşlanmıyorsanız kuru meyve ve yulaf karıştırarak zenginleştirebilirsiniz.

Ancak, bir yoğurt seçerken dikkatli olmak önemlidir. Diyet yoğurdunun piyasadaki en sağlıklı seçenek olduğu düşünülebilir ancak gerçek şu ki çoğu üreticilerin tadını geliştirmek amacıyla büyük miktarlarda ilave şeker etmektedir.Bu nedenle eğer imkanınız varsa kendi yoğurdunuzu yapabilirsiniz.

7)Kırmızı biber

Yemeğiniz ile beraber tüketeceğiniz az miktarda kırmızı biber veya baharatlar metabolizmanızı hızlandırmaya yardımcı olur ve kalori yakımını kolaylaştırır.Biberleri makarna, çorba ve salatalarda sos olarak da kullanabilirsiniz.

8)Yeşil çay

Yeşil çayın metabolizmayı hızlandırdığını bilmeyen yoktur. Ancak biz yine de yazmadan geçmek istemedik. Günde en az 1 bardak yeşil çay içmek bağırsaklarınızın düzenli çalışmasını sağlar ve fazla kilo alımını önler.

Photos 05/04/2016

'SİZİN İÇİN ARAŞTIRDIK'

UYKUSUZLUĞUN NEDENLERİ NELERDİR?

Uzmanlar, uykusuzluğun çeşitli nedenleri bulunduğunu belirterek, uyuyamayan ve uykusuzluk çeken insanlara yatakta boş yere beklememelerini, kitap, gazete ya da dergi okumalarını önerdiler.

Dünyada birçok insan için uykusuzluğun en büyük sağlık problemlerinin başında geldiği bildirildi. Yorucu ve stresli geçen günün ardından uyuyamayan kişinin sosyal yaşamda da agresif ve başarısız olduğu belirtildi.

Uzmanlar, uykusuzluğun çeşitli nedenleri olduğunu belirterek, uyku sorunu çekenlere, boş yatakta beklemek yerine okumalarını tavsiye ediyorlar

Günlük streslerin yanı sıra strese bağlı travmatik durumların da uykuyu bozduğunu ifade eden uzmanlar, “Yatağa girdikten sonra uyuyamamak aslında çok rastlanan bir durum. Bu durumlarda yatakta yarım saatten fazla kalmamak gerekir. Uyuyamayan kişi kitap okumak ya da televizyon izlemek gibi atraksiyonlar sergileyerek zihnini dağıtırsa uyumak daha kolay olur. Ilık bir duş ise vücudu rahatlatır ve olaya farklı bir boyut katar” diyor.

Pskilojik rahatsızlık

Prof. Dr. Sunar Birsöz, bazı psikolojik rahatsızlıkların bilinçli ya da bilinçsiz olarak uykusuzluğa neden olacağını belirterek, şöyle devam etti:

“Depresyon, şizofreni ve mani-depresif durumlarda uyku eylemi çok zor gerçekleştirilir. Bu tür durumlarda ilaç ya da psikoterapi ile tedavi uygulanması gerekir. Bazı psikolojik rahatsızlıkları insan fark etmeyebilir ve bu durum gerilim yarattığı için uyku işlemi gerçekleşmez. Bu durumlarda bir psikologa görünmek sağlıklı bir yaşam için iyi olur.”

Bir insanın günde ortalama 7 saat uyuması gerektiğini vurgulayan Birsöz, şöyle konuştu:

“Rüya, uykunun bekçisidir, uyku da vücudun. Dolayısıyla vücudun günde en az 7 saat uyuması gerekir. Yatağa yattığı halde uyuyamayan kişi, (Ben uyuyamayacağım) demek yerine (Ben uyumadan da durabilirim) derse, bu iyi bir psikolojik telkin olur ve uykuya karşı duyulan gerilimi azaltır.”

Biyolojik saat

Uzman Doktor İsmail Öktem de düzenli bir uyku için gereken en önemli koşulun vücudun sahip olduğu biyolojik saate dikkat etmek olduğunu söyledi.

Biyolojik saatin bozulmasının uykusuzluğa ve ilerleyen aşamalarda da depresyona neden olacağını belirten Öktem şunları söyledi:

“İnsan vücudunun mükemmelliklerinden biri, kuşkusuz biyolojik saattir. İçimizdeki bu saat uykumuzu ayarlar. Düzenli olarak uyuyabilmek için gereken en önemli şart, erken yatıp, erken kalkmak. Günümüzün endüstriyel insanı ne yazık ki dengeli uyumayı bilmiyor.

Gece geç saatlerde yatan insan hafta içi erken, hafta sonları ise geç saatte yatağını terk ediyor. Dolayısıyla biyolojik saat düzeni bozuluyor, uykusuzluk başlıyor. Kortizol adlı bir hormon bizim uykumuzu düzenler. Akşam saat 23.00'de yatan birinin vücudu sabah saat 04.00 gibi bu hormonu salgılamaya başlıyor ve saat 10.00 civarında en üst seviyede duruyor. Eğer bu saatten önce yatağı terk etmezseniz saatinizi bozarsınız.”

Photos 04/04/2016

KADIN MI İNATÇI ERKEK Mİ?

Alman Young dergisi bin 54 erkek üzerinde kadınlarla ilgili bir araştırma yaptı. Araştırmaya göre; erkeklerin yüzde 97si kadınların inatçılığından ve huysuzluğundan şikayetçi. ...

Yüzde 71'i ise kadınların temizlik hastalığından yana dertli.

Erkeklerin yüzde 70'i kadınların alışveriş tutkusundan ve onlarla alışverişe gitmekten nefret ediyor.

Yüzde 98'i ise sevgililerinin her zaman yanlarında olmasını istiyor.

Photos 01/04/2016

TER KOKUSU NASIL ÖNLENİR?
Yaz ayları yaklaşırken gelin bu yazıya bir göz atın ..

Ter kokusunu önlemenin en iyi yolu önlem almaktır. Aynı şekilde ayak kokusu da bazı önlemlerle azaltılabilir. Aşağıdaki önlemler terlemeyi önlemeye, ter ve ayak kokusunu gidermeye yardımcı olacaktır...

İşte sizi ter kokusundan kurtaracak 14 farklı çözüm yolu...

1. Her gün duş alın. Düzenli banyo cildinizdeki bakterilerin sayısını kontrol altında tutacaktır.

2. Banyo aldıktan sonra ayaklarınızı iyice kurulayın. Mikroorganizmalar ayak parmaklarının arası gibi nemli yerleri severler. Ayak pudraları veya ayak bakımı için kullanılan kremler nemin emilmesine yardımcı olur.

3. Koltuk altı ve ge***al bölge kıllarının düzenli olarak tıraş edilmesi terlemeyi ve kokuyu azaltacaktır.

4. Doğal deriden yapılanlar gibi ayağınızın hava almasını sağlayan ayakkabılar seçin. Yaz aylarında sandalet tipi ayakkabılar giyebilirsiniz.

5. Ayakkabılarınızı dönüşümlü olarak kullanın. Ayakkabılar bir gece içinde yeterince kurumayabilir. Onun için aynı ayakkabıyı iki gün arayla giyecek şekilde dönüşümlü olarak kullanın. Giymediğiniz zamanlarda ayakkabıları havadar ve kuru bir yerde tutun.

6. Çoraplarınızı her gün değiştirin. Merserize çorap giyin çünkü bunlar nemi emerek ayağınızı kuru tutar.

7. Ayaklarınızı havalandırın. Zemin elverişli ise çıplak ayakla dolaşın veya ara sıra ayakkabılarınızı çıkarın.

8. Doğal kumaşlardan üretilen giysileri tercih edin. Keten, yün, ipek cildinizin hava almasına izin veren malzemelerdir.

9. Egzersiz yaparken derinizdeki nemi hemen uzaklaştıran yüksek teknoloji ürünü giysileri tercih edin.

10. Her gün iç çamaşırı değiştirin.

11. Gevşeme tekniklerini öğrenin. Yoga, meditasyon veya biofeedback terlemeyi tetikleyen stresi denetlemenize yardımcı olacaktır.

12. Diyetinizde değişiklik yapın. Yiyecekler de ter kokusuna yol açabilir Soğan, sarımsak, pastırma, balık, bazı yeşil bitkiler gibi gıdalar koku yapabilir. Bunlar faydalı da olsa, uygun zamanlarda tüketin.

13. Deodoran ve ayak kokusu önleyen pudra veya spreyler kullanın. Cildiniz hassas ise bunların özel hassas cilt için üretilmişlerini deneyin.

14. İnsan çoğunlukla kendi ter kokusunu fark etmez, bu nedenle kendisini sık sık kontrol etmelidir.

Photos 30/03/2016

SİZ 100 YAŞINIZA KADAR YAŞAYABİLECEK MİSİNİZ?

Boston Üniversitesi'nden bilim adamlarının geliştirdiği bilgisayar programı, bir kişinin 100 yaşına kadar yaşayıp yaşayamayacağını gösterebiliyor.

Paola Sebastiani ve ekibi, 90 yaşın üzerinde ve altında olan iki binden fazla kişinin gen haritasını inceledi, bu kişilerin yaklaşık 70 geninde 150 değişim tespit etti.

150 gen değişimi göz önüne alınarak geliştirilen bilgisayar programı, kişinin 100 yaşına kadar yaşayıp yaşayamayacağını öngörüyor, ancak testin güvenilirliği yüzde 77.

Uzun yaşamın, hastalık riskinin artmasına engel olabilen bu 150 gen değişiminin varlığında saklı olabileceğini belirten araştırmaya imza atanlardan Thomas Perls, ancak bilimin bu genlerin işlevini henüz anlayamadığını ve "bunun çok zor bir gen yapbozu olduğunu" ifade etti.

Manchester Üniversitesi'nden Muireann Quigley, bu genlere sahip olmanın kişinin kaza geçirmeyeceği ya da düşüp ölmeyeceği anlamına gelmediğini belirtirken, Oxford Üniversitesi'nden Julian Savulescu, bu bilgiye sahip olmanın kişinin hayatını planlamasına yardımcı olabileceğini söyledi.

Araştırma, bilim adamlarını ikiye bölse de sonuçlar, Alzheimer gibi hastalıkları daha iyi anlama, önlem alma ve sağlıklı yaşlanma konularına ışık tutuyor.

Program, yakında bilim adamlarının kullanımına sunulacak.

Photos 28/03/2016

STRESİ AZALTMA YOLLARI

Çoğu insanın özel yaşantısına da, evliliğine de olumsuz bir şekilde yansıyan ve yaşamı çekilmez hale getiren işyeri stresini azaltma yolları mutlu ediyor.

İşyeri stresi nasıl azaltılır?
Bir işte çalışıyorsanız her işin kendine özgü zorlukları olduğundan problemlerle karşılaşmamak ve doğal olarak da ortamda stresin olmaması pek olası değil. Bu durum da çoğu insanı hem iş hayatında hem de özel hayatında negatif şekilde etkiliyor.

Uzmanlar, stres yaratan bir mekana dönüşen bir işyerinde bazı kurallara uyulduğu takdirde stresi azaltmanın mümkün olduğunu belirtiyor. İşte neredeyse tüm gününüzü geçirdiğiniz işyerinde stresi azaltmanın birbirinden etkili yolları...

Zamanı iyi yönetin

Zamanınızı düzenli bir şekilde kullanabilmek için mutlaka bir listeniz olsun. Bu listede hem yapmanız gerekenler, hem de yapmamanız gerekenler bulunmalıdır. Bu şekilde nerede "evet", nerede "hayır" demeniz gerektiğini çok daha rahat hatırlayıp yönetebilirsiniz. Daha da önemlisi, kendinize gerçekçi hayaller kurduğunuzdan emin olur, gerçekleşmeyecek durumlar için de önceden hazırlığınızı yapmış olursunuz.

Sakin olmaya çalışın

Her ne sebeple olursa olsun çok bunaldığınız durumlarda derin bir nefes alarak sakin olmaya çalışın. Stresi yenmenin en kolay yolu sakin olmayı öğrenmekten geçer. Bunun yanında, vücudunuzun hep aynı enerjiyle hareket etmeyeceğinin de bilincinde olmalısınız.

Gülümseyin

Kahkaha atmanın stresi azalttığı bilinen bir gerçek. Çevrenizdeki insanlara gülümsediğinizde sadece onları değil aynı zamanda, kendinizi de mutlu ettiğinizi fark edeceksiniz. Tabi bu gülümsemenin zoraki bir gülümsemeden ibaret olmaması, olabildiğince içten olması gerek.

Çalışmanıza kısa aralar verin

Her ne iş yapıyor olursanız olun çalışmalarınıza 5’er dakikalık aralar vermek sizi motive edecektir. Bunu oturduğunuz sandalyeden kalkıp birkaç dakikanızı kendinize ayırarak yapabilirsiniz. Bu süre boyunca merdiven çıkabilir, çay içebilir, arkadaşlarınızla konuşabilirsiniz. Bütün bunlar motivasyonu artırmanın yanında egzersiz hanenize de eklenecektir.

Karşınızdakileri dinleyin

Her ne konuda olursa olsun çalışma arkadaşlarınız sizinle fikir birliği içinde değilse bile kendinizi kötü hissetmemelisiniz. Arkadaşlarının da konu hakkındaki fikirlerini dinleyip ortak noktalar belirleyebilirsiniz.

Bir mentorunuz olsun

İş yerinde karşılaştığınız sıkıntılarını ve yapmak istediklerinizi rahatlıkla anlatıp fikrine de başvurabileceğiniz bir mentor edinin. Bir mentor desteği almak, hem ruhsal anlamda hem de iş dünyasında size iyi gelecektir.

Uykunuza dikkat edin

Uykusuzluk, bünyede stres oluşmasına neden olan etkenlerden biridir. Bu nedenle uyku düzeninizi şekillendirmelisiniz. Düzenli bir uyku ile kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Ayrıca uykunuzu düzene koymuş olmak işteki konsantrasyonunuza da olumlu katkı sağlayacaktır. Bir de gününüz stresli bir şekilde geçmişse ardından mutlaka iyi bir uyku çekmelisiniz.

İyimser arkadaşlar edinin

Stresle tek başına mücadele etmek oldukça zordur. Bu nedenle stresle baş etmenize yardımı olacak iyimser arkadaşlar edinin. Ve onlarla sık sık bir araya gelin. Hatta işyerinde de olumlu düşünen pozitif arkadaşlarınızla bir arada olmaya özen gösterin. Onların, stresinizi azaltıp keyfinizi yerine getireceğini unutmayın.

Photos 25/03/2016

SOĞUK DUŞ ÇOK YARARLI!

Soğuk suyla alınan duşun bilmediğimiz birçok faydası bulunuyor. Her ne kadar bir serinlemek ve sıcaklardan bunalan vücudumuzu soğutmak için yapsak da soğuk suyla alınan duşun sağlık için oldukça önemli yararları bulunuyor.

İşte soğuk suyla duş almanın insan sağlığına faydaları...

Egzersiz ağrılarını dindirir

Sporcular ağır idmanlar sonrasında acı ve ağrı çekmemek için vücutlarını buzla ovar ve buz banyosu yaparlar. Fakat egzersizlerden sonra acı ve ağrı çekmemek için buz banyosu yapmaya gerek yok. Bunun yerine soğuk duş tercih edilebilir.

Cildi ve saçları güzelleştirir

Sıcak duş cildi kurutur ve cildin gerilmesine neden olur. Soğuk su ile alınan duş ise tam tersi cilde faydalıdır. Özellikle akne ve sivilce problemleri yaşayanların, soğuk suyun gözenekleri sıkıştıran etkisinden mutlaka yararlanmaları gerekir. Ayrıca sağlıklı ve çekici saçlar için de soğuk sudan faydalanılabilir. Soğuk su, saç derisinin daha sağlıklı olmasını sağlar ve saçların parlamasına yardımcı olur.

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Soğuk su bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı vücudun dirençli olmasını sağlar. Soğuk su ile alınan duş, metabolizmayı hızlandırarak bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasına yol açar. Ayrıca soğuk duş, kan dolaşımını da hızlandırdığından, damar sertleşmesi ve yüksek tansiyondan korunmaya da yardımcı olur.

Bedeni canlandırır, ruh halini düzeltir

Sabahları soğuk suyla duş almak, sabah sersemliğini yok eder ve güne enerjik bir şekilde başlamaya yardımcı olur. Özellikle işte ve okulda konsantrasyon sorunu yaşayanlar, sabah kalktıklarında duş alarak bu sorunun üstesinden gelebilirler. Soğuk su, vücuda uyguladığı şok sayesinde kalp atışlarını hızlandırarak gün boyu enerjik olmayı sağlar.

Soğuk duş yağ yakımını sağlar

Diyet yapanlar ve zayıflamaya çalışanlar için soğuk su ile duş almak, sporla yakılmak istenen inatçı yağların enerji olarak yakılmasını sağlar. Vücut soğuduğu için kendini ısıtmaya çalışırken vücutta birikmiş yağları kullanır. Bu da fazla kilolara neden olan inatçı yağların eritilmesi demektir. Yapılan araştırmalara göre bir sene boyunca her gün soğuk duş almak yaklaşık 4 kilo vermeyi sağlayabiliyor.

Want your business to be the top-listed Beauty Salon in Istanbul?
Click here to claim your Sponsored Listing.

Category

Website

Address


Istanbul