Basur Tedavisi
Basur Tedavisi ile alakalı paylaşımların yapıldığı Facebook sayfası.Açıklamayı mutlaka
Sayfamızda yer alan her türlü bilgi sadece aydınlatma amaçlıdır.Sayfamız doktorunuzun yerini almayı hedeflememektedir. Sizlere aktardığımız bilgiler, tavsiye niteliğinde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik değildir.Bilgilerin yanlış anlaşılmasından ve buna bağlı olarak doğabilecek mağduriyetten sayfamız yasal sorumluluk altında değildir.Gerçek bir tanı ve tedavi için hast
14/06/2021
Kabızlığa ne iyi gelir, evde hemen nasıl geçer?
Kabızlık, diğer adıyla konstipasyon, büyük-küçük pek çok kişinin yaşadığı sorunlardan biridir. Yaşlılıkta, çocuklarda, hatta psikolojik nedenlerden nedenden kaynaklanan kronikleşmiş kabızlığın temelinde genellikle beslenme şekli yatar. Özensiz bir şekilde hazırlanan diyet listeleri doğrudan karın ağrısına ve sonuç olarak kabızlık sorununa yol açar. Peki, kabızlığa evde hemen ne iyi gelir, kabızlık karın ağrısı nasıl geçer? Kabızlık nasıl giderilir? İşte, kabızlık nedenleri ve evde anında çözüm olacak içecek ve yiyecekler...
Bağırsak hareketlerinin olağandan çok daha yavaş çalışması sonucu kabızlık oluşmaktadır. Yaş ve cinsiyete bağlı olmaksızın herkeste görülebilir. Haftada dört kez ya da daha az tuvalete çıkanlara kabız teşhisi konulmaktadır. Haftada ikiden daha az tuvalete çıkan kişilerde akut seviyede kabızlık söz konusudur. Bu gibi durumlarda mutlaka profesyonel yardım alınmalı ve hastalığın önüne geçilmelidir.
Kabızlığa Evde Hemen Ne İyi Gelir?
Bazen ansızın gelen kabızlık şikayeti ve ona bağlı olarak karın ağrılarına, doktora gitmeden hemen önce bazı doğal içeçel ve yiyeceklerle gidermeye yardımcı olabilirsiniz. İşte kabızlığa iyi gelen şeyler;
Zeytin yağı ve kekik yağı için
Kayısı, erik gibi kuru meyveler tüketin
Bol su ve sıvı gıda tüketimi
Lif ağırlıklı beslenme (sebze, meyve, bakliyat)
Egzersiz yapın
Nane çayı için
Probiyotik içeren gıdalar tüketin (yoğurt, kefir vb.)
Kabızlığa İyi Gelen Evde Çözüm Önerileri?
Lif ağırlıklı beslenmek: Akşam yemeklerinde pişirilen birçok sebze, lif bakımından oldukça zengindir. Bu sebzelerin başında ıspanak ve lahana geliyor. Tamamen damak zevkine bağlı olarak pancar ve pırasa da tüketilebilir. Lif ağırlıklı besinler bağırsak hareketlerini düzenleyerek kabızlık riskini büyük oranda düşürüyor.
Meyve ağırlıklı beslenmek: Erik ve muz gibi potasyum açısından zengin olan meyveler sıklıkla tüketilmelidir. Ancak akşam yemeklerinden hemen sonra değil en az 2- 3- saat sonra tüketilmesi vücut ve sindirim sistemi için daha faydalı olacaktır. Ara öğünlerde ise yoğurt yenebilir.
Kabızlık Nedenleri Nelerdir?
Yeme bozuklukları: Sürekli katı ve sindirilmesi zor gıdalar tüketen kişilerde yeme bozuklukları ile birlikte kabızlık ortaya çıkabilir. Acı, ekşi ve baharat ağırlıklı beslenmek de son derece riskli sonuçlara yol açmaktadır. Mideyi rahatlatmak ve sindirim sistemini işler kılmak için öğün seçimlerine maksimum oranda dikkat edilmelidir.
Az su içmek: Bol su içmek sadece böbreklere değil sindirim sisteminin tamamına faydalıdır. Az su içildiği takdirde beden sağlıklı bir şekilde çalışmaz. Kabızlık da az su içmenin bir uzantısı olarak ortaya çıkabilir. Günde en az üç litre su içmeye özen gösterilmelidir.
Süt: Az miktarda süt tüketmek gaz ve şişkinliklerin önüne geçerken, çok fazla miktarda süt tüketmek ise kabızlığa neden olabilir. Sütün içerisinde yer alan bazı maddeler, kabızlığı tetikler niteliktedir. O nedenle sık sık kabızlık problemiyle uğraşanlar süt yerine yoğurt yemeyi tercih edebilir. Bununla birlikte tüketilen sütlerin laktozsuz ya da yağsız olması olası riskleri azaltmaktadır.
Diyet Kabızlık Yapar mı?
Özensiz bir şekilde hazırlanan diyet listeleri doğrudan doğruya kabızlık sorununa yol açar. Söz konusu diyetlerde başta kalsiyum olmak üzere birçok farklı vitamini bünyesinde barındıran gıdalar tüketilmelidir. Bol bol su içmeye özen gösterilmeli ve kahvaltı öğünü atlanmamalıdır. Kontrolsüzce yapılan diyetler kişilerinden günden güne güçten düşmesine ve kabızlık gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.
17/01/2014
Hemoroid ( Basur ) Hastalığı
Günlerdir dışkılama sırasında kanama, ağrı, kaşıntı, akıntı veya makatta bir takım şişliklerden yana dertlisiniz ama bir türlü birine bu şikayetlerinizi anlatmaktan çekiniyor ve kaçıyorsunuz. Doktora gidip muayene olmak tam bir kabus gibi çünkü çok utanıyorsunuz. Oysa ağzınızı kocaman açıp bademciklerinizi göstermek size o kadar zor gelmiyor. Ağız sindirim sisteminin başladığı, anüs ise sonlandığı yer ama buna rağmen birini rahatça muayene ettirebilirken diğerini muayene ettirmeye çekiniyoruz.
Aslında bu gün dışkılama sırasında yaşadığınız bu sıkıntılar büyük bir olasılıkla yıllarca yanlış alışkanlıkların ürünüdür. Beslenme alışkanlığından tutunda, tuvalet alışkanlığına kadar bir sürü yanlışların sonucudur. Çocukken başlarız sebze yemeklerine karşı direnç göstermeye, yok taze fasulyeyi sevmez, bamyadan nefret eder, pırasaya dudak bükeriz. Zaten spor yapacak zamanımız yok, yürüyüş yapacak dermanımız hiç yok. Su içince midem bulanıyor diyen bir sürü kişi tanıdım, bu kişiler günlük ihtiyaçlarının altında su içiyorlar, sıvı ihtiyaçlarını kola, çay, kahve ve meyve suları gibi çoğu gereksiz yere bol kalorili içeceklerden alıyorlar.
Tuvalette gazete okuyanlar, dışkılama ihtiyacını en doğal zaman olan sabah yerine diğer saatlerde gidermeye çalışanlar. Bu neden ile sosyal ve hijenik şartlar uygun değilse dışkılama ihtiyaçlarını erteleyen birçok kişi vardır.
Hemoroid Basur Hastalığı, Hemoroid, Basur Hastalığı
Kısacası yanlış beslenme ve dışkılama alışkanlıkları birleşince eğer genetik birde yatkınlık varsa, hastalar, dışkılama sırasında ağrı kanama ve şişliklerle karşımıza geliyorlar veya gelmekten çekindikleri için bu şikayetleri ile yaşamaya çalışıyorlar.
Bu şikayetlerin bir kısmının nedeni hemoroid dediğimiz basur hastalığına bağlı oluşuyor ve bu yazıda basurun ne olduğunu nasıl tedavi edildiğini tartışacağım. Ama bu şikayetler bir tek basur hastalığında görülmemektedir. Peria**l fissür (anüs mukozasında çatlaklık), rektal prolapsus, a**l kondilomlar, rektosel ve a**l ka**l veya alt rektum bölgesine yerleşmiş olan kanserlerde benzeri şikayetler oluşturabiliyor. Bu neden ile makatta kanama ve dışkılamakta zorluk çeken hastalar en azından bunun kanser ile ilişkili olmadığından emin olmaları için doktor tarafından muayene edilmeleri gerekmektedir ki olası bir kanserin geç teşhis edilmesi önlenmiş olsun. Dışkılama alışkanlığında değişiklik olan, dışkı kalınlığı azalan, dışkılama zorluğu çeken veya dışkı ile birlikte veya dışkı hissi gelmesine rağmen dışkı çıkmadan kanaması olan hastalarda mutlaka altta bir kanserin olmadığı araştırılmalıdır.
Hemoroid (Basur) Nedir?
A**l ka**l insanlarda yaklaşık 4 cm boyunda dışkının rektumdan dışarı çıktığı bir ka**ldır. Bu ka**lın görevi dışkının dışarı çıkma sırasında kontrolünü sağlamaktır. A**l ka**lın dışında ve 2 cm içerisinde venöz hemoroidal venler bulunmaktadır. Mukoza altında bulunan hemoroidal venler a**l ka**l duvarına bağ dokusu ile asılarak tesbit edilmiş durumda bulunurlar. Bu hemoroidal venler yastıcık görevi görürler, böylece hem a**l ka**l mukozasını ıkınma sırasında dışkı tahrişinden korurlar, hemde istirahat halinde a**l ka**ldan kaçak olmasını önlerler, bir çeşit conta görevi görürler. İç hemoroidal venlerin bulundukları yerden onları tesbit eden bağ dokusunun yapı değişikliği sonucu a**l ka**lın dışına doğru dışkılama sırasında sarkmasına hemoroidal hastalık diyoruz. Bu nedenle hemoroidal hastalık bir toplar damar hastalığı değil bir bağ dokusu hastalığıdır.
Makat
Bu sarkmanın en önemli nedeni dışkılama sırasında ıkınmadır. Ikınmanın ise en önemli nedeni posasız (lifsiz) diyet, az su tüketimi, hareketsizlik ve ertelenmiş dışkılama ihtiyacıdır. Kabızlık, ailevi yatkınlık, gebelik, karın içi basıncını artıran faktörler, kronik öksürük, endokrin hastalıklar, sıkı giyinme, sürekli oturarak veya ayakta çalışma, şişmanlık hemoroidal hastalığın nedenleri arasındadır.
Hemoroid hastalığı nasıl evrelendirilir?
Evrelendirme sadece iç hemoroidlerde kullanılır ve tedavi şeklini belirler.
1. Evre: Hemoroid basit bir şişme şeklinde ve daima a**l ka**l içindedir. Özellikle sert bir dışkılama sonrasında kanama belirtisi verir. Bu hastalar yalancı tuvalet hissi nedeni ile tuvalette tam boşalamadıklarını düşünür ve daha uzun süre tuvalette kalırlar.
2. Evre: Dışkılama sırasında a**l ka**ldan dışarı çıkan ve dışkılama sonrasında ise kendiliğinden içeri giren hemoroidlerdir. Bu dönemdeki hemoroidde kanama ve ağrı görülür.
3. Evre: Dışkılama ile dışarı çıkan hemoroid ancak el yardımı ile itilerek a**l ka**la geri döner. Kanama ve ağrı şikayetlerinin arttığı gözlenir. Hemoroid memeleri elle içeri atılınca hastalar rahatlar.
4. Evre: Hemoroid daima dışarıdadır. El yardımı ile içeri girmez. Sürekli bir ağrı, kanama ve akıntı şikayeti mevcuttur. Genellikle bu evrede iç hemoroide dış hemoroid eşlik eder. A**l çıkışta sıkışan damarlarda yavaşlayan kan akımına bağlı damar içi pıhtı oluşması gözlenebilir ve bu durum şişliğin daha da artmasına neden olur. Bu durumunda acil müdahale gerekebilir.
Hemoroid
Hemoroid Hastalığını nasıl tedavi ederiz?
Herşeyden önce bu hastalıktan kendimizi korumalıyız, bunun için alınması gereken bazı önlemler vardır. Bu önlemler hem bizi korur hem de erken evre hemoroid hastalığının tedavisinde ilk sırada gelir.
Düzenli olarak posalı (lifli) besinlerle beslenin; yani ağırlıklı olarak sebze, meyve, salata ve tercihen kepek ekmeği ile beslenin. Bol su için.
Düzenli hafif de olsa eksersiz yapın.
Düzenli tuvalet alışkanlığı kazanın, tercihen her sabah olsun. Dışkılama ihtiyacınızı ertelemeyin. Tuvalette uzun süre oturmayın, gazete okuma alışkanlığı varsa bu alışkanlığı bırakın.
Sıkı giyecekler giymeyin, uzun süre araba kullanmayın. Ayni pozisyonda sürekli durmayın
Soğuk olumsuz etkiye sahiptir, poponuzu sıcak tutunuz.
Alkol ve baharatlı gıdalardan kaçının.
Bütün bunlara rağmen hemoroidal hastalıkla karşılaşmışsanız yapılacak tedaviler vardır. Herşeyden önce bu hastalık önceleri ilaçlarla tedavi edilebilirken ilerlemesine bağlı olarak ameliyat gerekebilir. Ameliyat altın standart bir tedavidir. Doğru teşhis ve düzgün bir ameliyatla kalıcı tedavi sağlanabilir. Mutlak tedavisi olmayan, ameliyat sonrası tekrar eden yada şikayetlerin geçmediği halk arasında konuşulsa bile bu durum çok sık görülmez. Eğer doğru teşhis ve uygun ameliyat gerçekleşmişse tedavi yüz güldürücüdür. Doğru teşhis derken ayırıcı tanıda özellikle kadınlarda rektosel ile birlikte olan hemoroidlerde eğer rektosel tedavi edilmezse şikayetler kalıcı olmaktadır.
Hemoroid tedavisinde neler vardır?
Konservatif tedaviler
Bu tedavilerde amaç beslenme ve dışkılama alışkanlıklarını düzenleme, hastaların ağrı ve diğer şikayetlerini azaltmaktır. Sıcak oturma banyoları, laksatifler, supozituarlar (fitil) ve kremler uygulanan tedaviler arasındadır. Hastaların şikayetleri geriler, ağrı, kanama ve şişlikler yatışır ama unutulmamalıdır ki hastalık ortadan kalkmaz. Çünkü hemoroid hastalığının oluşmasına sağlayan sarkan bağ dokuları böyle bir tedavi ile tamir edilemezler. Şikayetlerin gerilemesi hastaya rahatlama ve olası cerrahi bir tedavi için zaman kazandırma ve uygun planlama imkanı sağlar.
Bu tedavi Evre I-II hemoroidler için uygundur.
Avantaj:Bu tedaviler şikayetlerin gerilemesini sağlar, komplikasyonları çok azdır, maliyetleri düşüktür.
Dezavantaj:Kalıcı tedavi sağlamaz. Şikayetlerin tekrar etmesi kaçınılmaz gibidir.
Cerrahi dışı tedaviler
Cerrahi dışı tedavilerde amaç hemoroid damarlarının sarkmasına yol açan süspansuar dediğimiz asıcı bağ dokusunu a**l ka**l duvarına sabitlemek, böylece hemoroid damarlarının makat dışına çıkmasını engellemektir. Üç farklı yöntemle bunu gerçekleştirmek mümkündür.
İnfrared koagulasyon:Isıya dönüştürülen ışığın oluşturduğu dağlama dediğimiz bir etki ile hemoroid çevresine uygulanır. Bu yöntem ile sarkan hemoroid damarları a**l ka**l duvarına sabitlenmektedir.
Hemoroid ve Lastik band, Basur ve Lastik Band
Band Ligasyonu: Lastik bantlar aracılığı ile sarkan hemoroid damarları (memeleri) boğularak beslenmesi bozulur ve nekroza uğrayıp kopup düşerler.
Skleroterapi:Sklerozan bir maddenin hemoroid yastıcıkları içine verilerek uygulanan bir yöntemdir.
Bu tedavi Evre II ve kısmen evre III hemoroidler için uygundur.
Avantaj:Yukarıdaki 3 yöntem anestezi gerektirmeden, hastanın hastanede kalmasına ihtiyaç duyulmadan, hatta minimum iş kaybına yol açarak uygulanan, görece ağrısız, maliyeti düşük ve dışkı kaçırma (conta fonksiyonu bozulmadan), kanama gibi komplikasyonları az olan yöntemlerdirler.
Dezavantaj:Birden çok uygulama seansı gerekebilir ve tekrar etme şansı yüksektir.
Cerrahi Tedaviler:
Eğer hastamızın sorunlarının çözümünde cerrahi bir tedavi planlamışsak burada amacımız şunlar olmalıdır:
En kolay ve kanamasız cerrahiyi planlamak
Ameliyat sonrası ağrı ve ağrı kesici ihtiyacını azaltmak
Hastanın hastanede kalış süresini azaltmak
Erken hareket ve işe dönüşünü sağlamak
Tekrar etme oranını en alt seviyeye indirmek
En az komplikasyon oluşturup yüksek hasta memnuniyeti ve yaşam kalitesini sağlamak
Cerrahi, teşhis ve indikasyon doğru konulduğu sürece şişen ve sarkan yani kısacası deforme olan hemoroid damarlarının yarattığı sorunu çözmede hala daha altın standart bir tedavidir. Klasik tanımladığı biçimi ile Milligan - Morgan veya Fergusan yöntemi ile yapılabileceği gibi Stapler rektopeksi (Longo) veya Hemoroid arter ligasyonu yöntemi ile yapılabilmektedir.
i) Klasik Hemoroidektomi: Çoğu zaman cerrahınızın size ameliyat derken önerdiği bir yöntemdir. Bu yöntemle hemoroid yastıklarının bistüri, makas, koter, laser, ligasure veya ultracision ile kesilmesine dayanır. Tedavi felsefesi ayni olmakla birlikte uygulanan el aletinin farklılığı söz konusudur. Laser tedavisinde ışığın bazı dalga boylarında termal enerji kullanılarak kesim sağlanır. Burada CO2 veya YAG laser kullanılır. Kanama komplikasyonunu ultracision veya ligasure gibi el aletlerine benzer oranda azaltmasına rağmen temel sorun olan ameliyat sonrası ağrıda klasik yöntemlerden üstün olmadığı bildirilmiştir. Bistüri veya ligasure/ ultracision ile olan ameliyatlarda çevre dokuya daha az termal zarar verildiği için ağrı bir miktar daha az olmaktadır. Ligature ve ultracision ile yapılan ameliyatlarda özellikle bu teknolojileri geliştiren ülkelerde bu tür yöntemlerin ameliyat sonrası ağrı açısından daha avantajlı olduğu gösterilmişse bile bu teknolojileri üretmeyen ama kullanan bazı ülkelerdeki yayınlarda gerek ameliyat sonrası ağrı skoru gerekse ağrı kesici ihtiyacının değişmediğini gösteren bulguları da görmekteyiz.
- See more at: http://www.magusatipmerkezi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=210%3Ahemoroidbasurhastaligi&catid=37%3Amakalelercategory&Itemid=182&lang=tr .TlPznVpd.dpuf
16/01/2014
Hemoroid Tedavisi
Mayasıl olduğunuzu nerden anlarsınız! Kaç çeşit hemoroid vardır Doktor Ender Saraç Hemoroid İçin Bitkisel Çözüm Önerileri!
15 Ocak 2014 16:37:03 tarihinde eklendi.
BASUR (HEMOROİD)
Basur ya da mayasıl; hemoroidin halk arasında kullanılan diğer adlarıdır. Anüs içinde toplardamarlar bulunur ve çeşitli sebeplerden dolayı bu damarların içindeki basınç artar. Damarın yapısı genişlemeye müsaittir. Bu yüzden damarlar artmış basıncı dengelemek için genişlerler ve makat bölgesinden dışarı çıkarlar. Dışarı sarkmış bu damar yumakları kırmızı-mor renktedir. Sık sık kanamaya sebep olur. Kanamanın sebebi bu damarların tahrip olması sonucu delinmesidir. Basur toplumda yaygın görülmekle birlikte çoğunlukla 50 yaşından sonra ortaya çıkar. Tedavi bölümünde bahsedeceğimiz alınacak çeşitli önlemlerle hastalık kontrol altına alınabilir fakat genelde, yapılan cerrahi yöntemlerle başarılı bir sonuç elde edilir.
BASUR NİÇİN ORTAYA ÇIKAR?
Hemoroid dediğimiz yapı vücutta normalde bulunan bir oluşumdur. Bunlar a**l ka**ldaki damarsal yapılardır. Bunun hastalığı da hemoroid (basur) olarak adlandırılır. Toplardamarların bozukluğu basurun ana nedenidir. Basurun başlıca sebepleri kronik kabızlık ve bu yüzden ıkınmak ve de hamilelik sonucu oluşan damar genişlemeleridir. Hamilelikte hormon miktarının da değişmesiyle damarlar genişler. Ikınınca ise basınç artar. Bu da damarlarda genişlemeye neden olur. Doğuştan gelen sebepler de basura yol açabilir. Örneğin damar duvarının doğuştan zayıf olması basurun kalıtsal yönünü ortaya koyar.
Bu nedenlerden başka;
Hareketsiz bir yaşam tarzı sürmek, şişmanlık,
Alkol kullanmak,
Makat bölgesine zarar verecek sporlar yapmak (bisiklet sürmek, vb.),
Mesleği gereği sürekli oturarak çalışmak,
Lifli gıdalarla yeterince beslenmemek, ishal,
Bağırsak bölgesinde oluşan tümörler basur oluşumunda etken faktörlerdir.
Hemoroid olduğunuzu nerden anlarsınız?
Tuvalet ihtiyacı sırasında kanama (Tuvalet kâğıdının açık kırmızı kan renginde olması)
Sürekli kaşınma ve a**l bölgesinde oluşan kızarıklık
İdrarı tutmakta problem yaşamak
Günlük aktiviteleri uygulamada sorun ve acı hissi (Oturma, kalkma, gezme gibi))
Anüs bölgesinde basınç hissi
BASUR’UN TİPLERİ VE HASTANIN ŞİKAYETLERİ NELERDİR?
İç Basur Nedir : Makatın kapanmasını sağlayan bir kas vardır. Bu kasın üstündeki toplardamarların genişlemesi sonucu iç basur oluşur. İç basur dışarıya sarkar ve elle basınç uygulandığında içi boşalır. Bu yapılar damar yumakları şeklindedir. Sonuçta kanama ve iltihaplanma meydana gelir.
Dış Basur Nedir : Makatın kapanmasını sağlayan kasın altındaki toplardamarların genişlemesi sonucu oluşur. Genelde iç basurla birlikte görülür.
Kişi basur olduğunda görülen en belirgin durum kanamadır. Çoğunlukla doktora başvurma nedenleri arasında ilk sıradadır. Hastalar dışkı sırasında kan geldiğini söylerler. Kansızlığa yol açabilir. Makat bölgesinden dışarı sarkmış yumaklar, iltihap oluşması nedeniyle makatı kapatan kasın aşırı kasılmasıyla sarılırlar. Basur boğulması denen durum ortaya çıkar. Bu boğulan yumaklarda ağrı ve şişlik sonucu kopma meydana gelir. Kopan yerde ülser yaraları oluşur.
Hastanın çoğu zaman makat bölgesinde kaşıntı ve yanma gibi şikayetleri vardır. Dışkılama hissi uyanır ve dışkılama sonucu ağrı artar. Hekim muayene sırasında makat bölgesinde çatlakların olduğunu görebilir. Ayrıca basur sonucu oluşan damar yumaklarının (torbalarının) içindeki kan pıhtılaşabilir. Ardından bu bölgede farklı bir doku oluşur. Bu doku bazen iyileşmeyi sağlasa da genelde iyi bir sonuç alınmaz.
Doktor Ender Saraç Hemoroid Basur Tedavisi İçin Bitkisel Çözüm Önerileri
Doktor Ender Saraç, basur tedavisi için şifalı bitki olarak Gotu Kola bitkisini öneriyor. Ayrıca kuşburnu ve kök zerdeçal ile yapılan bir bitki çayı tavsiye ediyor. Ayrıca oturma banyosu ve dış müdahele için faydalı bitkilerden de bahsediyor.
Hemoroid İçin Şifalı Bitkiler
Gotu kola isimli bitki kan damarlarını açıp güçlendirir. Basur tedavisinde oldukça etkilidir. Bu bitkiyi merak edenler için kısaca tarif edelim. Gotu Kola (Centella asiatica); genellikle Hindistan, Sri lanka, Madagaskar, Güney Afrika ve tropik bataklıklarda yetişen bir bitkidir. Gotu kola bitkisi kapsül haline getirilerek, ilaç şeklinde satılır. Birçok hastalığa iyi geldiği bilinen gotu kolanın yan etkisi yoktur.
Gutu kolanın yanı sıra aloe vera, rutin biyoflavonoidi ve bir kısım ayurveda tabletleri oluşması muhtemel genel varis eğilimini azaltarak basur tedavisinde yararlı olabilir.
HEMOROİD TEDAVİSİ İÇİN Şifalı BİTKİ ÇAYLARI
Hemoroid şikayeti olanlar için kuşburnu ve kök zerdeçal çayı faydalıdır. Tüm aktar ve baharatçılarda kolayca bulunan bilen kuşburnu ve kök zerdeçaldan karıştırarak oluşan çaydan içilmelidir. Hemoroit şikayeti bulunan kişilerin günde iki litreden az olmayacak şekilde sıvı almaları gerekir.
HEMOROİD TEDAVİSİ İÇİN FAYDALI BAHARATLAR
Kara halle: Kara hallenin kahve çekirdeği gibi oldukça sert bir bitkidir. 100-150 gram kadar kara haleyi az miktarda sıvı yağ katılarak bir kabın içerisinde kısık ateşte pişirin. Piştikten sonra yumuşayan çekirdekleri ılımasını bekledikten sonra, cam kavanozlarda güneş ışığı görmeyecek şekilde saklanmalıdır. Basur şikayetinizi olduğu zaman günde 2 veya 3 kere 1 adet çekirdek yemeklerden önce çiğnemek oldukça faydalıdır. Hemoroitden korunma için oldukça faydalıdır.
Hemoroit oluşmasında ve tedavisinde tüm acı baharatlar zararlıdır. Hemoroit oluşumunu tetikler ve hemoroit bulunan kişilerde kanamayı artırır. Basur bulunan kişilerin kullanacağı baharatlar arasında nane, safran, dereotu; biberiye, kişniş, tarçın, kakule, gülsuyu sayılabilir. Özellikle toz zerdeçal iltihap giderici özelliği sayesinde basur tedavisinde oldukça faydalıdır.
Basur İçin Dışardan uygulanan Şifalı bitkiler:
Kuşburnu: Kuşburnunu pelte olana kadar iyice pişirilerek hemoroitli bölgenin ağzına tampon yapılır. Naylon poşetle üzerini kapatıp çamaşırlarınızı giyin ve bir süre böyle oturun. Ilık su ile durulanın.
Hemoroid İçin Oturma Banyosu
Oturma banyosu için gerekli bitkiler papatya, biberiye, ısırgan ve kuşburnundan birer parça su içine katılarak kaynatılır. Ilık durumda iken ortalama 20 dakika oturma banyosu yapılır
15/01/2014
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi
image
Ameliyatsız hemoroit tedavisi yapılabilir mi?
Hemoroit tedavisinde hastanede yatmadan, klinik şartlarında uygulanabilen yöntemler vardır. Bu yöntemler uygulandıkları yerde skar (nedbe) dokusu denilen iyileşme dokusu oluşturarak gevşek dokuyu zemine tespit etmek esasına dayanırlar. Bu tedavilerin avantajı ayaktan klinik şartlarında, anestezisiz, ağrısız uygulanması ve hastanın günlük yaşamına devam edebilmesidir.Tedavi esnasında ağrı duyulmaz ve tedavi sonrası hasta yürüyerek ayrılır.
Skleroterapi: Hemoroidin çevresindeki dokuya ilaç enjeksiyonudur.
Band ligasyon: Hemoroit dokusunun dibine özel bir aletle lastik konularak boğulması ve dolaşımının bozularak dokunun düşmesi esasına dayanır.
İnfrared koagülasyon: Özel bir ışıkla hemoroit dokusunda pıhtılaşma ve büzüşme yaratarak etkili olur.
Surgitron: Hemoroitli bölgeye radyofrekans dalgası uygulanmasıdır. Kanama ve doku harabiyeti çok azdır. Özellikle dış hemoroitlerde kullanılır.
14/01/2014
Hemoroid ameliyatı öncesinde hastaların kan sulandırıcı ilaçları (Aspirin®, Coraspin®, Ecoprin®, Dispril®, Coumadin®, Heparin®, Plavix®, Pradaxa® vb.) ameliyattan 7-10 gün önce kesilir. Ameliyattan önceki gece yarısı, su ve gıda alımı kesilir. Bazı cerrahlar ameliyattan önce bağırsak hazırlığı amacı ile herhangi bir ilaç önermezken, cerrahların büyük bir bölümü ameliyattan bir gün önce ağızdan alınan bağırsakları boşaltmaya yarayan müshil (ağızdan alınan sodyum fosfat, senna alkaloidleri, polietilen glikol vb. maddeleri içeren toz veya sıvı) ilacı verir veya lavman önerirler.
Hemoroid (basur) hastalığı ameliyat yöntemleri nelerdir?
Hemoroid veya basur hastalığı ilerlemişse cerrahi yöntem gündeme gelir. Bunlar:
Klasik ameliyat teknikleri: Milligan Morgan, Ferguson ve Whitehead ameliyatları: prensipte hemoroid memelerinin; makas, bıçak, monopolar elektrokoter, bipolar koter (BICAP), Ligasure veya Ultracision türünde damar kapatma cihazları veya lazer ile kesilerek çıkartılmasını hedeflerler. İşlem sırasında makatın genişletilmesi veya ‘a**l dilatasyon’ işlemi özellikle üçüncü derecede hemoroidlerde belirgin bir rahatlama sağlar.
Lateral internal sfinkterotomi: makat içi basıncı düşürme amacı ile makat iç kasının kesilmesi işlemidir. Ameliyat sonrasındaki ilk bir aylık erken dönemde % 30 ve geç dönemde ise % 0-15 gaz ve dışkı veya gaz kaçırma (inkontinens) komplikasyonu görülebilir. Bu işlemin bağırsak cerrahisi (kolorektal cerrahi) alanında çalışan bir cerrah tarafından yapılması durumunda bu tür komplikasyonların yok denilecek kadar düşük olduğu bilinmektedir.
3. Lazer yöntemi: CO2, Argon, NdYag, Diod lazerler bu amaçla kullanılabilir. Tüm lazerlerin ana amacının damarların tutkal ile yapıştırılarak kapatılması gibi adlandırılabilir. Bu yöntemin değişik çalışmalarda, ağrı ve nüks oranları yönünden klasik yöntemden çok fazla farklılığı olmadığı belirlenmiştir.
4. Longo yöntemi: Hemoroid (basur) tedavisindeki ameliyat yöntemlerinden biri de Longo tekniğidir. Hemoroid makatta genellikle üç yerde ve dizilimi de saat kadranı üzerindeki 3, 7 ve 11 hizalarıdır ve klasik cerrahi yöntemde en az üç yerden yara oluşturmak gerekir. Bu ister normal dikişle yapılsın, ister lazer uygulamasıyla yapılsın makatta ciddi yaralar oluşur. Antonio Longo tarafından İtalya’da Palermo Üniversitesi’nde 1990′da geliştirilen yöntemde ise makat dışında bir yara oluşmaz, ameliyat makat derisine (anoderm) oranla tamamen sinir ağından daha fakir bir bölge olan makatın içinde gerçekleştirilir, bu da ameliyat sonrasındaki ağrı duyusunu azaltır. Ayrıca, makat sarkması (rektal mukozal prolapsus) durumlarında ve ileri derecedeki hemoroidlerde (üçüncü ve dördüncü derecedeki hemoroidler), Longo tekniği en başarılı sonuçları verdiği bildirilen tekniktir. Longo ameliyatı ülkemizde 1999 yılından beri uygulanmaktadır.
Longo hemoroid ameliyatının avantajları:
- Az ağrılı olması: Stapler hemoroidopeksi olarak tanımlaman bu yöntem ise daha az ağrılı ve hastanın kısa sürede iyileşmesini sağlar. Longo yönteminde, makatın ağız kısmına girişim yapılmaz. Çünkü makatın son 3-4 santimetrelik kısmı ağrıya duyarlıdır ve bu teknikte daha yukarıdan çalışılır. Longo yöntemiyle tedavi edilen hastaların yüzde 80′i ağrı kesiciye çok daha az ihtiyaç duyar. Hasta ertesi gün bile rahatça dışkısını yapar.
- Makattan sarkmayı önlemesi: Tek kullanımlık bir alet yardımı ile hemoroid (basur) memelerini yukarı doğru çeker ve hepsi içeriye girmiş olur. Böylece iç hemoroid (basur) memelerinin dışarı doğru sarkması engellenmiş olur.
- Damarları kesmesi ve dikmesi: Bu alet bu damarları keser ve diker. Böylece damarlar sabitleneceği için sonraki ıkınmalarda hemoroid (basur) memeleri makattan dışarıya çıkmayacaktır.
- İşe daha erken geriye dönmeyi sağlaması: Ameliyat süresi 20-30 dakika arasında değişmektedir. Çoğu hasta 3-4 gün sonra aktif yaşamlarına ve işlerine geri dönebilir.
5. THD veya HAL yöntemi: THD yöntemi 2007 yılında İtalya’da Dal Monte tarafından tanımlanmış bir tekniktir. Transa**l haemorrhoidal dearterialisation veya kısaltılmış adı ile THD tekniği bir kalem ucu şeklinde bir dopler cihazı yardımı ile makat ka**lı içinde, hemoroid yastıkçıklarının içindeki atardamarlarının bulunması ve bu bölgeye dikiş atılarak damar akışının engellenmesi prensibine dayanır. Bu teknik benzer şekilde HAL (hemoroid arteri ligasyonu) olarak ta adlandırılmaktadır. İlk çalışma ikinci, üçüncü ve dördüncü derecede olan 330 hasta üzerinde uygulanmıştır.
Ameliyat yöntemleri hastaya göre seçilmelidir. Milligan Morgan yöntemi adı verilen ameliyat tekniği sıkça kullanılır. Bu yöntemin özelliği hemoroidlerin (basur) baş kısmından sonuna kadar bir alet yardımıyla kesilip çıkarılmasıdır. Birinci derece hemoroidlerin (basur) varlığında, cerrahi tedavi önerilmez ve bunun yerine oturma banyosu, bazı merhemler ve ağızdan alınacak haplarla tedavi planlanır. Hastalığın hangi evrede bulunduğunun tedavi yönteminin seçilmesinde önemlidir. Giordano ve ark. 2011 yılında gerçekleştirdikleri çalışmalarında, THD ve Longo tekniklerini karşılaştırmışlar ve THD yönteminde işe geri dönmenin daha kısa sürede gerçekleştiğini belirlenmişlerdir.
Hemoroid (basur) nüks eder mi?
Hemoroid (basur) tedavi edilse bile ameliyatsız yöntemlerde % 10-50, ameliyatlı yöntemlerde % 1.5-15 oranında tekrarlayabilir. Nedenler arasında uygulanan cerrahi teknik, devam eden kabızlık ve beslenme alışkanlıklarındaki hatalar vb. nedenler sayılabilir. Jayaraman ve ark. geniş meta-a**lizlerinde, Longo tekniği sonrasında hemoroid hastalığının bir yıl içinde % 5.7 ve geç dönemde % 8.5 oranında nüks ettiği ve klasik hemoroid ameliyatı sonrasında bir yıl içinde % 1 ve geç dönemde % 1.5 oranında nüks ettiği bildirilmiştir. Bu anlamda özellikle tekrarlayan veya komplike olmuş hemoroid durumunda, hastayı bir kolorektal cerrahın (proktoloji uzmanı) ele alması belirgin avantajlar sağlar.
Hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında hangi komplikasyonlar görülebilir?
Makat bölgesinde ağrı: Hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında en sık rastlanılan sorun olan ağrı, çeşitli ağrı kesiciler, morfin benzeri ağrı kesiciler ile kontrol edilir. Ayrıca, ameliyat sırasında makat bölgesine markain, bupivakain gibi bölgesel anestezik maddeler enjekte edilir ve böylelikle ameliyat sonrasında hastanın ağrısı belirgin şekilde azaltılmış olur ve böylelikle ağrı kesici ilaçların gereksiniminde belirgin azalma olmaktadır. Genel olarak, Longo ameliyatı sonrasında ağrı klasik hemoroid ameliyatına oranla daha az olur. Longo ameliyatı sonrasında ağrı olması stapler veya zımba hattının makat ka**lındaki dişli çizgi veya dentate line olarak adlandırılan bölgeye yakın yerleştirilmesi sonucunda olur. Longo ameliyatı sonrasında % 1-10 arasında ameliyattan ortalama üç hafta sonra başlayan kronik ağrı olabilir, bu durumun halka şeklinde kısaltılan bağ dokusuna vücudun yanıtı şeklinde açıklanmaktadır.
İdrar yolu enfeksiyonu: idrar yolu enfeksiyonu hemoroid (basur) cerrahisinden sonra direkt olarak gelişen bir sorun değil, uygulanan idrar sondası sonrasında gelişir.
İdrar yapma zorluğu: sıklıkla ameliyat sonrası spazm, ağrı, ameliyat bölgesindeki dikişler, sıkı pansuman yapılması, ameliyat sonrasında fazla sıvı alınması, ameliyatın spinal anestezi ile gerçekleştirilmesi, büyük hemoroidlerin (basur) ameliyatına bağlı olarak hastaların % 25-35’inde ameliyat sonrasında geçici olarak (sıklıkla ameliyat gecesinde) idrar yapma zorluğu gelişir. Bazı durumlarda bir sonda yardımı ile idrarı boşaltmak gerekebilir. Ameliyattan önce hastanın idrarını tam olarak boşaltması ve cerrahın ameliyat bölgesine anestezik ilaç yapması (topikal anestezi) bu sorunun sıklığını azaltır.
Makattan kanama: Klasik hemoroid hemoroid ameliyatları sonrasında olguların % 2’sinde ve Longo ameliyatı sonrasında ise olguların % 5’inde kanama gelişir. Hemoroid (basur) ameliyatından sonraki ilk üç hafta içinde görülür ve sıklıkla dikişin veya zımbaların açılması veya enfeksiyon nedeniyle bu sorun oluşur. Hemoroid ameliyatı sonrasında kanama gelişen hastaların ortalama olarak % 2’sinde tekrar ameliyat gerekebilir.
Geride memelerin kalması: hastaların en sık olarak yakındığı sorun küçük deri çıkıntılarını basur (hemoroid) memesi olarak yorumlamalarıdır. Bunlar hastaya huzursuzluk ve kaşıntı yaratırlar.
Kabızlık: hastalar sıklıkla hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında dışkılama işlemi sırasında ağrı çekeceği inancı veya korkusu nedeniyle zor dışkılarlar. Hastaların neden dışkılamadan korktukları anlaşılabilir bir durum olmasına karşın bu korkunun dışkının içeride taşlaşmasına (fekal impaksiyon) neden olabileceğini bilmekteyiz. Kabızlık sorunu sıklıkla, ameliyattan sonraki 1-2 gün içinde normale döner, ancak 3 gün içinde dışkılama gerçekleşmezse dışkı gevşetici ilaçlar (laksatif) önerilir.
Ameliyat sonrasında makat sarkmasının devam etmesi: Hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında yeterli doku çıkartılmazsa makattan dışarıya sarkan ve iç çamaşırda ıslanma ve makatta kaşıntı yaratan bir şişlik kalır.
Ektropion veya Whitehead deformitesi: Hemoroid (basur) ameliyatı sırasında fazla miktarda bağırsak (rektum) bölümü kesilirse ve uygun şekilde tespit edilmez veya tespitinden kurtulursa makatın dışında iyileşme yoluna gider ve bu duruma ektropion veya Whitehead deformitesi adı verilir. Bu durumda hastadan sümüksü (mukuslu) bir akıntı gelir, ciltte tahriş ve kaşıntı olur.
Makat darlığı gelişmesi: Hemoroid ameliyatları sonrasındaki en önemli komplikasyonlardan birisidir ve % 2-4 oranında görülür. İleri evredeki komplike olmuş hemoroidlerde ise % 5-10 oranında makat darlığı gelişir. Büyük hemoroidlerde (basur) fazla miktarda bağırsak (rektum) bölümü kesilirse veya makat ka**lında alt bölüme dikiş atılırsa, geniş bir nedbe dokusu oluşacağından ileri dönemde makatta darlık gelişebilir. Longo tekniği ile gerçekleştirilen hemoroid ameliyatlarında kese ağzı (purse string) dikişi makat ka**lında çok alt seviyeye atılırsa da makat darlığı gelişebilir. Hemoroid (basur) memeleri arasında sağlam doku bölümleri bırakılarak veya makat ka**lında çok alt kısımlara dikiş atmaktan uzak durarak, bu komplikasyon önlenebilir. Makatta darlık gelişmesi halinde, ameliyattan 6-8 hafta sonra genişletme işlemi (dilatatör ile) uygulanabilir ve bu şekilde başarı sağlanamazsa anoplasti (proktoplasti) denilen makat ağzını genişletme ameliyatı uygulanması gerekir.
Makat çatlağı (a**l fissür): hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında makat çatlağı (a**l fissür) gelişebilir. Özellikle, Longo ameliyatı sonrasında stapler cihazının yarattığı lokal darbeye (travma) bağlı olarak % 0.2 oranında makat çatlağı görülür. Tedavisinde öncelikle % 0.2-0.6 yoğunluktaki nitrogliserinli kremler, Botoks uygulaması ve yanıt alınamaması durumunda ameliyat ile düzeltilebilir.
Makat fistülü: hemoroid (basur) ameliyatlarının % 1’inden azında makat fistülü (makat fistülü) gelisir.
Enfeksiyon: hemoroid (basur) ameliyatları sonrasında şaşırtıcı bir şekilde enfeksiyon sorununa çok ender rastlanır.
Makatta kaşıntı: makat bölgesini aşırı temizleme ve özellikle sabun veya deterjan uygulaması sonrasında görülür.
Dışkı veya gaz kaçırma: yaşlı hastaları etkileyen hemoroid (basur) ameliyatının (sfinkterotomi işlemi yapılırsa) çok ender bir komplikasyonudur.
Hemoroidlerde pıhtılaşma: Hemoroid hastalığında Longo ameliyatı sonrasında % 1-6 oranında hemoroid pıhtılaşması (tromboze hemoroid) gelişebilir.
Dışkı taşlaması: Hemoroid ameliyatları sonrasında dışkı taşlaşması veya ‘fekal impaksiyon’ % 1-6 oranında izlenir.
Rektova**nal fistül: Longo tekniği ile gerçekleştirilen hemoroid ameliyatları sonrasında % 0.2 oranında kalın bağırsağın rektum adlı makata yakın bölümü ile kadınlık organı arasında (va**na) iştirak gelişebilir ve kadınlık organından dışkı gelebilir. Bu durum sıklıkla makat ka**lına yerleştirilen kese ağzı (purse string) dikişinin, fazla derinden alınması sonucunda gelişir.
Sürekli ıkınma hissi (tenesmus): Hemoroid nedeniyle Longo ameliyatı olan hastaların % 25-30’unda yerleştirilen zımbalara ve makatın sarkan bağ dokusunun kısaltılması nedeniyle sık olarak gelen ve ortalama olarak 1-6 ay arasında devam eden ıkınma hissi olabilir.
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Telephone
Website
Address
Istanbul